Tahsin Cengiz Şiiri - Ömer Tural

Ömer Tural
2360

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Tahsin Cengiz

TAHSİN CENGİZ VE RAVİYE CENGİZ
Romanya'dan Karagöl'e Uzanan Bir Hayat

Tahsin Cengiz ve Raviye Cengiz

Karagöl'ün bugünlere gelmesinde, bu topraklarda alın teri döken, yokluk içinde hayatını sürdüren ve köyün ortak hayatına katkı sunan nice insanın emeği vardır.

Tahsin Cengiz ve eşi Raviye Cengiz de o insanlardan biriydi.

Onların hayat hikâyesi yalnızca bir ailenin hikâyesi değildir.

Aynı zamanda Balkanlardan Anadolu'ya uzanan bir göçün, tutunmanın ve yeniden hayat kurmanın hikâyesidir.

KIRIM TATARLARININ UZUN GÖÇ YOLU

Tahsin ve Raviye Cengiz ailesinin Kırım Tatarı kökenli olduğu anlatılır.

Kırım Tatarlarının tarihine baktığımızda, Rusya'nın Kırım üzerindeki hâkimiyetinden sonra başlayan uzun göç süreçlerini görürüz. 1783'te Kırım Hanlığı'nın Rusya tarafından ilhak edilmesinden sonra çok sayıda Kırım Tatarı Osmanlı topraklarına göç etti; bu göçler sonraki yıllarda da devam etti.

1853–1856 Kırım Savaşı, Rusya ile Osmanlı Devleti ve müttefikleri arasında yaşanan büyük bir savaştı. Savaşın önemli cephelerinden biri Kırım Yarımadası'ydı ve savaş 1856'da Paris Antlaşması'yla sona erdi.

Fakat Kırım Tatarlarının göç tarihini yalnızca bu savaşa bağlamak doğru olmaz. Kırım'dan Anadolu'ya ve Balkanlara uzanan göçler, 18. ve 19. yüzyıllar boyunca farklı dönemlerde yaşandı.

Bu nedenle Tahsin ve Raviye Cengiz'in 1936 yılında Romanya'dan Karagöl'e gelişini, Kırım Tatarlarının yüzyıllara yayılan göç tarihinin daha sonraki bir halkası olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.

Onların büyüklerinden dinledikleri Rus zulmü ve yaşanan sıkıntılar da aile hafızasında taşınan hatıralardı.

1936'DA ROMANYA'DAN KARAGÖL'E

Tahsin Cengiz ve eşi Raviye Cengiz, 1936 yılında Romanya'dan gelen 86 göçmenle birlikte Şarkışla-Gemerek yöresindeki Karagöl köyüne gelip yerleştiler.

Yeni bir toprak, yeni bir köy, yeni bir hayat...

Geride bırakılan yerlerin acısı ve özlemiyle, önlerinde yeniden kurulacak bir hayat vardı.

Tahsin amca ile Raviye hanım burada kendi yağlarıyla kavrulan, alın teriyle geçinen bir aile hayatı kurdular.

Üç erkek, üç kız olmak üzere altı çocukları oldu.

Karagöl onların yeni vatanı, çocuklarının büyüdüğü ve hayatlarının geçtiği yer oldu.

İDELERİN DULDASINDAKİ HARMAN

Rahmetlik Tahsin amcayı, evlerinin yanındaki harmanlık yerde, idelerin duldasında yaptıkları harmanla hatırlarım.

Öküzlerle düven sürerdi.

Leşberlik işleriyle uğraşır, toprağın verdiğiyle geçimini sağlamaya çalışırdı.

Sırtının kambur olması nedeniyle köyde ona “Kambur Tahsin” diye seslenilirdi.

Fakat benim hafızamda bu lakabın ötesinde, çalışkanlığı ve elinden gelen her işi yapmasıyla kalan bir Tahsin amca vardır.

ELİ HER İŞE YATKIN BİR USTA

Tahsin amcanın yalnızca tarımla uğraşmadığını, elinden gelen tamirat işlerini de yaptığını hatırlıyorum.

Eski tahtadan yapılmış bir sandığı vardı.

İbrik tamir ederdi.

Tasları tamir eder, kırılan veya kopan kulpları lehimle yeniden sağlamlaştırırdı.

O yıllarda imkânlar bugünkü gibi değildi.

Bir şey bozulduğunda hemen yenisini almak mümkün değildi.

Tamir etmek, yeniden kullanmak ve eldeki malzemeyi değerlendirmek hayatın bir parçasıydı.

Tahsin amca da bunun ustalarındandı.

LASTİK AYAKKABILARIN USTASI

Çocukluk hafızamda daha başka bir Tahsin amca görüntüsü daha var.

Yırtılan lastik ayakkabılarımızı götürürdük.

O, önce yırtılan yeri temizlerdi.

Sonra elindeki aletlerle gerekli işlemi yapar, sülüsiyonla yapıştırırdı.

Biz de kırk yamalı, türlü türlü yerinden delinmiş lastik ayakkabılarımızı ona götürürdük.

Bugünün dünyasında belki küçük bir ayrıntı gibi görülebilir.

Ama bizim çocukluğumuzda bunlar çok önemliydi.

Bir ayakkabının yeniden kullanılabilmesi, bir eşyanın çöpe atılmadan tamir edilmesi, yokluk içinde hayatı sürdürebilmenin bir yoluydu.

Tahsin amca da o günlerin insanı olarak elinden geleni yapardı.

BİR GÖÇÜN İÇİNDEN GELEN AİLE

Tahsin amca ve Raviye hanım evli olarak Romanya'dan gelmişlerdi.

Büyüklerinden ve kendi yaşadıklarından kalan göç hatıralarını anlatırlardı.

Rus zulmünü, yaşanan sıkıntıları ve geride bırakılan toprakları konuşurlardı.

Bugün onların anlattıklarını düşündüğümde, aslında sadece bir ailenin geçmişini değil, bir milletin hafızasının küçük bir parçasını dinlediğimizi anlıyorum.

1936'da Karagöl'e gelen o 86 göçmen de beraberlerinde yalnızca eşyalarını getirmemişlerdi.

Yanlarında;

hatıralarını, kültürlerini, dillerini, geleneklerini ve vatan özlemlerini de getirmişlerdi.

Sonra Karagöl'de yeni bir hayat kurdular.

Çocuklarını burada büyüttüler.

Toprağı işlediler.

Harman yaptılar.

Ürettiler.

Tamir ettiler.

Komşuluk ettiler.

Ve Karagöl'ün bir parçası oldular.

GEÇMİŞTEN BUGÜNE KALAN HATIRA

Bugün Tahsin amcayı düşündüğümde gözümün önüne önce harmanlık gelir.

İdelerin duldasında öküzlerle sürülen düven...

Toprağın kokusu...

Çalışan bir insan...

Eski tahta sandığı...

Tamir ettiği ibrikler, taslar...

Yırtık lastik ayakkabılarımızı yeniden kullanılabilir hâle getiren elleri...

Bütün bunlar, Karagöl'ün eski hayatından hafızamda kalan görüntülerdir.

Belki bugün birçok insan bunların ne anlama geldiğini bilmez.

Ama biz biliyoruz.

Çünkü o günleri yaşadık.

Tahsin amca kendi yağında kavrulan, elindeki imkânı değerlendiren ve alın teriyle yaşayan bir neslin temsilcilerinden biriydi.

Raviye hanımla birlikte Romanya'dan başlayan hayat yolculuklarını Karagöl'de sürdürdüler.

Bugün onların çocukları ve torunları varsa, o hayatın izleri de onların içinde yaşamaya devam ediyor.

Karagöl'ün tarihini yazarken yalnızca büyük olayları değil, bir harman yerinde öküzlerle düven süren insanı, eski bir sandıkta tamir aletlerini saklayan ustayı ve yırtık bir lastik ayakkabıyı yeniden hayata döndüren elleri de anlatmak gerekir.

Çünkü köylerin gerçek tarihi biraz da böyle insanların ellerinde yazılmıştır.

Tahsin Cengiz amcamıza ve eşi Raviye hanıma Allah'tan rahmet diliyorum.

Onların şahsında, Karagöl'e göç ederek yerleşen ve bu köyün hayatına emek veren bütün büyüklerimizi rahmet, saygı ve minnetle anıyorum.

Karagöl'de yaşanan hiçbir emek unutulmasın.

Karagöllü Tural
Araştırmacı Yazar ve Şair

Ömer Tural
Kayıt Tarihi : 3.10.2026 19:28:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!