Tahrik Şiiri - İsmet Özel

İsmet Özel
66

ŞİİR


348

TAKİPÇİ

Tahrik

Bırakın ince kavak seslerini şehrin içinde
paralar yaşlı kızların koynunda yatarken
bırakın köprülerin üstüne yağmur
ve basma perdelerden lânet bize.
Şaşılacak bir dünyada yaşamaktı; öğrendik
şimdi külçeler yüklüyüz şaşılacak bir biçimde
külçeler yüklüyüz ve çıkmak istiyoruz yokuşu
Sokaklar gittikçe katı bizim adımlarımıza
peşimizde bütün bahçeleri boşaltan ter kokusu
yankımız soyunup sevap rahatlığı alınan yataklarda
yürek elbet acıyor esvap değiştirirken
bizden artık akması beklenilen kan da aktı
kovulduk ölümün geniş resimlerinden.
Efsanelerden kovulduk
kan ve demir kelimeleri söyleyince
elbiseler içindeyiz, şehrin içinde
önümüz iliklenmiş, ayakkaplarımız bağlı
kimsenin uykusunun fesleğen koktuğu yok
altıkırkbeşte vapur ve sancı geç saatlerde
eski savaşçılar vesair geçmiyor bulutlardan
çiçek alıp eve götürüyoruz
bunun bir delilik olduğunu bile bile
en ıssız duyguların ucunda karakollar
asmaların altı tuzak ve tuzak caddelerde
külçeler yüklüyüz, çıkmak istiyoruz yokuşu
gözler kısılıp bakılıyor bize.
Biliniyor
bizim mahsustan yaşadığımız
biliniyor
şarkıların sırası bizde
biliniyor
hayat bizden razıdır
biliniyor
otların sarardığı yerlerde güneş
kurşunun değdiği tende heves kalmıştır.

İsmet Özel
Kayıt Tarihi : 20.12.2000 05:15:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • murat bekli
    murat bekli

    "kan da aktı" değil "kan da katı" olacak. bkz: dakika: 00:59

  • Esra Canpolat
    Esra Canpolat

    korkunçtur yalnızlığımız..
    bir oyun oynanır oyalanırız
    orman değiliz artık,
    milli parkız..

    sözleri İsmet Özel'e üstadıma,şair düşünüre ait olan bir MFÖ şarkısı...

  • Güherse Sanlısoy
    Güherse Sanlısoy

    'en ıssız duyguların ucunda karakollar, asmaların altı tuzak'.. işte ismet özel, bunun için ismet, özel.. anlamı olmayanları anlatırken, basit cümleleri devrik söylemeyi şiir saymadığı için..

  • Akif Tütüncü
    Akif Tütüncü

    İsmet özelin hiç bir yazısı şiir değil
    Hiçbir şey anlatmayan sanrısal imge yığını

  • Haşim Gökçek
    Haşim Gökçek

    ... Ve şiirin 'oyuncak ' olmadığını Çok ciddi ve sürekli bir sorumluluk istediğini...Eleştirilerin yapıcı ve birikimli bir anlatı içinde verilmesi gerektiğini...

  • Arap Naci
    Arap Naci

    ee ben bu şiiri okudum bişicikler anlamadım,sanat halk için mi olsun sanat için mi,düz yazı gibi yazmış,ben yazsam böyle mi yazardım,nerde o aşık veyseller nasıl açık yazarlardı falan filan gibi yorum diye yazılan garabetlere insanın içi acıyor..

    kimse sormuyor ki eli kaleme gitmeden

    *benim bilgi donanımım ne
    *hayatım boyunca kaç kilo kitap okudum
    *mantık psikoloji felsefe bilirmiyim
    *günde kaç kelimeyle okuyup yazıyorum
    *sanatın başka hangi dallarına eğilimim var
    *türkçe yazmayı biliyormuyum yazılanı anlıyormuyum
    *entellektüel düzeyim nedir
    *hayatın başka hangi alanlarına ilgiliyim
    *araştırmayı seviyor muyum
    *bugüne değin kendi başıma başarabildiğim nedir
    *sosyal çevrem kimlerden oluşuyor oturup onlarla ne konuşuyor ne tartışıyorum
    *kendimi yetiştirmek için hangi çabalarda bulundum bulunuyorum..
    *türk şiirini dünta şiirini ne kadar inceledim,şiir türleri gelmiş geçmiş şiir akımları hakkında ne bilgim var
    *hangilerini kendime yakın hissediyorum..

    vs...

    senden kimse ismet özel'i anlamanı beklemiyor,fakat anlamadığını buraya yazmanı da..

    seni kimler anlasın?

  • Seyhan Dicle
    Seyhan Dicle

    Bırakın ince kavak seslerini şehrin içinde
    paralar yaşlı kızların koynunda yatarken
    bırakın köprülerin üstüne yağmur
    ve basma perdelerden lânet bize.

    ne güzel söylemiş şair,var olsun başı gözüyle

  • Nevin Subaşı
    Nevin Subaşı

    Bırakın ince kavak seslerini şehrin içinde
    paralar yaşlı kızların koynunda yatarken
    bırakın köprülerin üstüne yağmur
    ve basma perdelerden
    lânet bize.

    Şaşılacak bir dünyada yaşamaktı;
    öğrendik.
    Şimdi külçeler yüklüyüz, şaşılacak bir biçimde.

    Külçeler yüklüyüz ve çıkmak istiyoruz yokuşu
    Sokaklar gittikçe katı, bizim adımlarımıza

    Peşimizde bütün bahçeleri boşaltan ter kokusu
    yankımız, soyunup sevap rahatlığı alınan yataklarda

    Yürek elbet acıyor esvap değiştirirken
    bizden, artık akması beklenilen kan da aktı

    Kovulduk ölümün geniş resimlerinden.
    Efsanelerden kovulduk

    Kan ve demir, kelimeleri söyleyince
    elbiseler içindeyiz, şehrin içinde
    önümüz iliklenmiş, ayakkaplarımız bağlı.

    Kimsenin uykusunun, fesleğen koktuğu yok
    altıkırkbeşte vapur ve sancı, geç saatlerde.

    Eski savaşçılar vesair geçmiyor bulutlardan
    çiçek alıp eve götürüyoruz.

    Bunun bir delilik olduğunu bile bile
    en ıssız duyguların ucunda karakollar
    asmaların altı tuzak ve tuzak, caddelerde.

    Külçeler yüklüyüz, çıkmak istiyoruz yokuşu
    gözler kısılıp bakılıyor bize.

    Biliniyor, bizim mahsustan yaşadığımız
    Biliniyor, şarkıların sırası bizde
    Biliniyor, hayat bizden razıdır
    Biliniyor, otların sarardığı yerlerde güneş
    Kurşunun değdiği tende, heves kalmıştır.


    İzleyebildiğim kadarıyla; İsmet Özel, hayatın merkezinde durup kendi devinimini sürdürebilmeyi ve koşullar ne olursa olsun
    yeni ve yeniden üremeyi üretmeyi,
    alacağı her türlü eleştiriye rağmen göze alabilmiş değerli şairlerimizden biridir.

    Şiire önemli katkılar sunacak olan her şairin, gerekirse ölüp yeniden doğan düşünce fikir
    yahut akıl yürütme duygu ve birikim güncelleme azmi, daima canlı tutulmalıdır düşündesindeyim.

    Ki doğabilecek farklı yaklaşım metodları hep aynı noktadan bakan, yahut benzer anlatım yollarını
    tekrarlayan halinden böylece kurtulabilir.
    Sanat ve bilimde kişilik deviniminin izlenir olması değerli ve 'olmazsa olmazdır' gibi kişisel bir tespitimi paylaşmak isterim.

    Bu gibi yaşam süreçlerinin, sanatçı açısından aynı zamanda hayata tutunma ve üretme biçimi için
    destekleyici bir unsur olduğunu, bilhassa ilgili çevrelerin dikkate alması gerekir sanıyorum.

    'Bu ' dizeler ile, değerli şair Babür Pınar'ın *Gitmek Hayat Getirecek* adlı şiirini,
    her iki şairin de düşünce kuşaklarının ergiyen potasında;
    geçiş bileti almış ve biletin nereye kesildiğinden çok, varılmak istenen yolun üzerinde 'karşılaşılacak macerayı aktarmaya yönelik tutumunu' birbirine yakın bulduğumdan olacak
    *ötekilerce/öncekilerce* yeterince anlaşılmamış olmaktan duyulan, kapalı bir endişeyi hissediyor,
    ve bir çeşit (oldukça naif) özeleştiri olarak değerlendiriyorum.

    Sevgi ve saygılarımla.

  • Arap Naci
    Arap Naci

    diyalektik felsefe,insanın değiştiğini ve ileri doğru değiştiğini iddia eder,bunun istisnaları yok mudur?
    tabii ki vardır..

    işte ben bu şiirdeki ismet özelden razıyım..

    anlaşılan odur ki o da bu ismet özelden razı...

    ismet özel her açıdan özel bir şairdir ve mutlaka okunmalıdır!

  • Hasan Buldu
    Hasan Buldu

    'Sanat, sanat içindir.' 'Sanat halk içindir...'

TÜM YORUMLAR (37)