Bir diyara düştüm yalnız başıma sessizlikle savaşırken burun buruna kaldığım karanlık sorguya çekiyor bu gece beni
Eksik kaldığım yanlarımdan vururken yüzüme hatalarımı ders çıkarmak yerine sadece gülüyorum
Çünkü karşılık verirsem kazanamıyacağım bir savaşın içindeyim biliyorum
Tükendim bu gece yine insanların yüzlerine gülerken içim kanıyor ama belli etmiyorum
Tutunduğum dalların hepsini tek tek kırdılar ben düştüğümde neden ayağa kalkmadın diye sordular
Hiç ellerini uzatmadılar hiç yardım etmediler sadece düştüm diye güldüler kalkmadım diye kınadılar
Yorgunluğumu gözlerimin içine bakanlar anlamasın diye gözlerimi kaçırıyorum kötü olduğum sözleri söylemek yerine iyiyim naraları atıyorum
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta