Fırtına kabartıyor mavi suları!
Yerden yere çalıyor, kaya ve yosunları…
Ne olur fırtına sakinleş de bırak onları.
Beyaz güvercinler gibi, sarmaş dolaş,
Kayalar ve yosunlar iki sevgili,
Nihayetsiz suların üstünde ruhları…
Herkes sandı beni derviş
Dışım yaldızlı içim pis
Tazimle eğildiler önümde
Haktan beklemediler
Benden beklediler
Ne varsa önüme serdiler
Göz yaşım çağlarken aşkın elinde,
Kaybolmuşum yine hüzün selinde.
Sanadır Allâhım aklım emanet,
Hiç şaşmam aniden çıkar kıyamet.
Hep geçer günlerim dener sabrımı,
İlelebet sonsuza dek
Hiçbir şey
Soldurmasın seni
Sevdiceğim bir tanem
Güneşle nakışlanan aşkımız
Bak ufuklara ulaştı
Hani yaşama arzun?
İçinde gibisin tabutun…
Emanet bu can sana,
Kısa olan hayatı,
Zehir etme kendine!
Bir hayat boyu,
Sis olsam
Sıyrılmadan tanesi
Gitgide yağmur
Kadar … kansam
Hızlansam göklerde
Raylar uçsuz bucaksız
Tülleniyor gibiydi güneş ufukta,
Uçuyordum ışıktan kanatlarla.
Elemli bir sessizlik vardı şehitlikte,
Baş ucumda annem keder yüklü.
Mezar taşımda dolaşan elleri
Beni incitmeden sever gibi,
Kar taneleri
Çok sıkılmışlardı,
Gezmek görmek istiyorlardı.
El açıp yalvardılar!
Dualar kabul oldu.
Derbeder perişan
biçare sersefil
feleğin şakası mı?
Yoksa içkinin maskarası mı…
Çırpınıyor alkolün oltasında
Kıvranıyor
Yeşil yapraklar arasında,
Aradım mor menekşeyi.
Beni arayan senmisin ey peri!
Bahar geldi,giydim gelinliğimi.
En güzel kokuyu sürdüm,
Gel kokla beni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!