Yıllarca bir kitabın sayfalarında dolaşırız;
geriye yalnızca bir cümle kalır.
Bir ömür,
üç-beş kelimenin içine sığar
ve bir daha çıkmaz içimizden.
Bazı cümleler aklımıza yerleşmez;
alıştığımız dünyayı yerinden oynatır.
Hiçbir düşünce,
hiçbir söz,
hiçbir sanat
birdenbire doğmaz.
Her kelimenin ardında bir kültür,
her dizenin damarında bir geçmiş,
her suskunluğun dibinde
söylenmemiş bir hakikat durur.
İnsan düşünmeye başladığı an
soruların uçurumuna varır:
Şiir, şairin ağzından çıkan mıdır,
yoksa okurun içinde yeniden mi doğar?
Anlatmak mıdır,
yoksa hakikati
kelimelerin gölgesine mi saklamaktır?
Sonra Şakiro’nun sesi yükselir.
Kalbin en eski kapısı aralanır.
Hatıralar bir film şeridi gibi akar.
Nostalji, geçmişin bıraktığı
keskin ve ince bir sızıya dönüşür.
Zaman, avuçlardan süzülen sudur.
Hayat, bir kez açılıp kapanan kapı.
Yaşamak yalnızca nefes almak değil;
bir ezgide bütün bir geçmişi,
bir şiirde kendimizi,
bir cümlede ömrün tamamını
bulabilmektir.
Hayat kısadır.
Hatıralar uzundur.
İnsanın içinde taşıdığı dünya ise
bazen bir ömre bile sığmaz.
Kayıt Tarihi : 9.10.2026 00:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
şiir, kitaplardan geriye kalan bir cümlenin, bir ezgiden uyanan hatıraların ve şiirin insanda bıraktığı derin izlerin hikâyesidir. Kültürün, geçmişin ve suskunlukların insanın düşünce dünyasını nasıl şekillendirdiğini anlatırken, hayatın kısalığına karşı hatıraların ve kelimelerin kalıcılığını hatırlatır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!