Sonbaharda Aşk Şiiri - Abdullah Demirel

Abdullah Demirel
66

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Sonbaharda Aşk

Sonbahar geldi sevgilim.

Ağaçların dallarına
sarı bir akşam asıldı.
Yollar sustu.
Gökyüzü biraz daha eğildi toprağa.
Ve rüzgâr,
senin yıllar önce söylediğin bir sözü
sürükledi önüme,
yaprak yaprak.

Bir yaprak düştü avucuma.

Üzerinde adın vardı sanki.
Ya da ben
bütün düşen yapraklarda
senin adını arayacak kadar
çok sevmiştim seni.

İncecik bir titremeyle
geçti içimden eski bir şarkı.
Bir ses duydum uzaklardan;
sen miydin,
gençliğimiz miydi
yoksa?

Bilmiyorum.

Ama bazı sesler vardır sevgilim,
insanın kulağıyla değil,
ömrüyle duyduğu.

Ben seni
bir güz mevsimde sevdim.

Ne baharın telaşında,
ne yazın yakıcı ışığında…

Sonbaharın ağırbaşlı sessizliğinde,
bir ağacın gölgesinde,
solgun bir güneşin altında,
yolun henüz bitmediği
ama artık acele de etmediğimiz
bir yerde sevdim.

Bak,

şu yol ne kadar uzun.
İki yanında yaşlı ağaçlar,
dallarında son sarı yapraklar…

Her biri bir mektup sanki.
Her biri senden kalmış
okunmamış bir cümle.

Yürü benimle sevgilim.

Yavaş yavaş yürü.

Acele etme.

Çünkü aşk dediğin
bir yere varmak değildir yalnızca;
aynı yolda
aynı rüzgârı göğsüne almak,
aynı yağmurdan ıslanmak,
aynı güneşe sırtını vermek
ve yıllar geçerken
birbirinin yanında
biraz daha yaş almaktır.

Sen sağımda yürü,
ben solunda.

Ayak seslerimiz karışsın
düşen yaprakların sesine.

Bırakalım dünya
kendi gürültüsünü koparsın.

Şehir telaşını alsın başına,
insanlar yalnızlıklarını
başka sokaklara taşısın.

Biz burada kalalım.

Şu bankta örneğin…

İki eski kitap gibi,
sayfaları rüzgârda açılmış,
bazı yerleri silinmiş,
bazı yerleri gözyaşıyla okunmaz olmuş
ama öyküsü
henüz bitmemiş
iki aşık gibi.

Şu ağaçlara bak sevgilim.
Kim bilir
kaç bahar gördüler.

Kaç kış
dallarından geçti.

Kaç kuş kondu üzerlerine,
kaç çocuk gölgelerinde büyüdü,
kaç seven
aynı gökyüzüne bakarak
aynı sözü söyledi:

“Gitme!..”

Sonra zaman geçti.

İnsanlar gitti.
Kuşlar gitti.
Çocuklar büyüdü.
Sevenlerin kimi kavuştu,
kimi yalnız kaldı.

Ağaçlar da kaldı.

Ve yine her sonbaharda
sarıya boyandılar.

Demek ki hayat,
bütün kaybettiklerine rağmen
yeniden başlamayı biliyor.

İşte ben seni
biraz da bunun için seviyorum.

Çünkü sen,
içimde kurumuş sandığım
bir dalın ucunda
yeniden açan tomurcuksun.

Gecenin en sessiz yerinde
uzaktan görünen bir ışık.

Yorgun bir yolcunun
“daha bitmedi”
diyeceği
o son umut…

Sonbahar biraz ayrılıktır, biliyorum.

Biraz hüzün.
Biraz geçmişe dönüp
“Ne çabuk geçti zaman!”
demektir.

Ama sen elimi tuttuğunda
güzelleşiyor sonbahar.

Sarı yapraklar
ölümü anlatmıyor artık bana.

Aksine,

düşen her yaprak
toprağa dönen bir haber gibi.

Toprak susuyor.

Bekliyor.

Ve bir sabah
güneş yeniden doğduğunda
aynı yerden
başka bir yeşil yükseliyor.

Biz de öyleyiz sevgilim.

Saçımıza ak düşsün.

Ellerimiz biraz daha titresin.

Yollarımız yorulsun.

Gökyüzü
her akşam biraz daha erken kararsın.

Ne çıkar?

Sen yine bana bak.

Ben yine sana bakayım.

Ve ikimiz,
birbirimizin gözlerinde
yeniden bulalım
kaybettiğimizi sandığımız
bütün yılları.

Belki bir gün
bu yollardan yalnız biri geçecek.
Belki ötekinin sesi
uzak bir hatıra gibi
bir sonbahar akşamında
bir yaprağın hışırtısına karışacak.

Belki kimse bilmeyecek
o yaprağın
bizim aşkımızdan
bir parça taşıdığını.

Ama ben inanıyorum sevgilim:

İnsan ölür,
mevsimler değişir,
şehirler eskir,
yollar kaybolur…

Ama insanın
sevdiğinin kalbinde bıraktığı iz
daha uzun yaşar zamandan.

Çünkü aşk,

birlikte yaşadığımız günlerin toplamı değil,

birbirimizin içinde
ölüme rağmen
yaşamayı sürdürebilmektir.

Abdullah Demirel
Kayıt Tarihi : 1.10.2026 15:40:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!