Sonbahar uğultusu şiir
🌹🌹
Sana dair ne varsa
Bir sandığın en dip köşesine kaldırdım.
Eski bir mendil gibi kokun kaldı sadece,
Bir de yarım kalan vedaların ağırlığı…
Dokunsam dağılır diye
Hatıralarına bile ürkek yaklaşıyorum artık.
Geceyi ikiye bölen tren seslerinde
Gidişini duyuyorum hâlâ.
Sanki her uzaklaşan gölge
Biraz daha seni götürüyor benden.
Şimdi hangi mevsim geçse üstümden
Bir sonbahar uğultusu taşıyor içim.
Kiraz çiçekleri açsa da dallarda,
Ben hâlâ dökülüşünü yaşıyorum.
⋆.✮ 00𝓛𝓔𝓨𝓛𝓐𝓐___✮.⋆
Eğer bir gün
Yolun benim kırık şiirlerime düşerse,
Satır aralarında adını bulacaksın.
Çünkü ben seni
Unutamadığım için değil,
İçimde öldüremediğim için sevdim.
Sadece geceleri,
Ay ışığı vurunca pencereme,
İçimden sessizce şu cümle geçiyor:
“Bazı aşklar kavuşmak için değil,
Bir ömür insanın içinde sızlamak için varmış…
Bir kahve fincanının dibinde
Adını aradım kaç gece.
Soğuyan çaylarda,
Sabaha kadar sönmeyen lambalarda,
Perde aralığından süzülen ay ışığında…
Hep biraz sen vardın.
Ve ben,
Her şeyi senden ibaret sanacak kadar
Derinden sevmişim.
⋆.✮ 00𝓛𝓔𝓨𝓛𝓐𝓐___✮.⋆
Şimdi sokaklar bile yabancı bana.
Geçtiğimiz yollar,
Omzuna değen rüzgâr,
Birlikte sustuğumuz o akşamlar…
Hepsi bir mezar taşı gibi dikiliyor karşıma.
Ben her hatırada
Bir kez daha kaybediyorum seni.
Yorgunum sevgili…
Öyle böyle değil.
Bir ömrü sırtımda taşımışım da
Sen gidince altında kalmış gibiyim.
Ne şiirler teselli ediyor artık,
Ne türküler…
Bazen düşünüyorum da,
Belki yanlış zamanda sevdik birbirimizi.
Belki senin kalbin başka bir mevsime aitti,
Ben ise dört mevsim seni bekledim.
O yüzden üşüdü içim.
O yüzden hiçbir bahar
Yeşertemedi içimdeki kuraklığı.
⋆.✮ 00𝓛𝓔𝓨𝓛𝓐𝓐___✮.⋆
Şimdi senden geriye
Bir avuç kırgınlık kaldı avuçlarımda.
Sımsıkı tutsam canımı acıtıyor,
Bıraksam eksiliyorum.
İşte böyle bir çıkmazdayım.
Bir zaman sonra
Adını daha az anar oldum belki,
Ama bu unutmak değildi.
Sadece alışıyordu kalbim
Yokluğunun soğuğuna.
Nasıl ki kış,
Ayazını yavaş yavaş işler toprağa,
Sen de öyle yerleştin içime;
Sessiz,
Derin
Ve çıkmamak üzere…
Artık bazı geceler
Seni düşünmeden uyuyabiliyorum.
Ama tam uyandığım anda,
Bir boşluk oturuyor göğsüme.
Sanki ruhum, kalbimden çekiliyor gibi.
Sen giderken yanında götürdüğün parçayı
Hâlâ geri bekliyor.
⋆.✮ 00𝓛𝓔𝓨𝓛𝓐𝓐___✮.⋆
Ne garip değil mi?
Bir insanın yokluğu
Bu kadar kalabalık olabilir mi?
Ben nereye kaçsam
Bir anın çıkıyor karşıma.
Bir şarkıda sesin,
Bir rüzgârda nefesin,
Bir yabancının bakışında gözlerin…
Oysa içimde,
Adını her duyduğumda ürperen
Küçük bir dünya kaldı.
Kimse dokunmasın diye
Sessizliğe sardım onu.
Ben artık eskisi gibi değilim.
Biraz daha kırgın,
Biraz daha yorgun,
Biraz daha geceyim.
Ve eğer bir gün
Yolun yeniden bana düşerse,
Beni bıraktığın yerde bulamayacaksın.
Çünkü sen giderken
Ben de eski benliğimi toprağa verdim.
⋆.✮ 00𝓛𝓔𝓨𝓛𝓐𝓐___✮.⋆
Şimdi geriye sadece şu kaldı:
Yarım kalmış şiirler,
Adına alışmış geceler
Ve seni hâlâ incitmeden sevebilen
Kırık bir kalp…
Artık ne dönüşünü bekliyorum,
Ne de “keşke”lerle savaşacak gücüm kaldı.
Sen, ömrümden geçen en güzel yaraydın belki;
Ama her yara gibi
İçimde iz bıraktın.
Ben şimdi,
Adını dualarıma gömüp
Sessizce çekiliyorum gecelerin kıyısına.
⋆.✮ 00𝓛𝓔𝓨𝓛𝓐𝓐___✮.⋆
Ve vakti gelince
Herkes kendi yalnızlığına döner ya…
Ben de dönüyorum işte.
Bir avuç hatıra,
Biraz kırgınlık
Ve içimde hâlâ sönmeyen o son sevdayla.
Şimdi seni
Allah’a emanet eder gibi bırakıyorum kalbimden.
Ne olur geri dönme artık…
Çünkü bazı aşklar
İkinci kez yaşanırsa,
İlk acısını bile özletirmiş.
Hoşça kal sevgili…
Ben seni,
Bir ömre sığmayacak kadar çok sevdim.
Kayıt Tarihi : 28.09.2026 05:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!