Mevlânâ’nın tasavvuf anlayışından ilhamla...
Rabbim, dünyaya kandım da kendimi unuttum,
Kudretinin nakşına baktım, Nakkaş’ı unuttum.
Güneşi gördüm, güneşi doğuranı unuttum
Nefesi sevdim, nefesi bağışlayanı da unuttum.
İlk nefesle açıldı dünya denen, şu aciz kapım,
Son nefesi düşünmeden tükendi zamanım.
Her maraz bir perdeymiş, her musibet bir ses;
Ben yaraya takıldım Yaratan’ı görmeyi unuttum
Eceli Azrail’de, ölümü ise topraklarda aradım;
Oysa her geçen nefeste kendimden uzaklaştım.
Ölümden korktum da ayrılığın sırrını bilmedim;
Ben Sana muhtaçken başkasına bel bağladım.
Ya Rab!
Gaflet uykusundan uyandır şu garip gönlümü,
Kudretine muhtaç olan kalbime göster özümü
Dünya bir gölgeyse, gölgede kaybetme beni;
Bana sevdirme Sen’i unutturan saltanatın izini
O son demde bedenim değil, ruhum uyansın;
Gözüm dünyaya değil, rahmetine dayansın.
Nefesim tükenirken imanım tükenmesin;
Kapın açıldığında,
Gönlüm Senden başkasını aman ha beklemesin
Kayıt Tarihi : 25.10.2026 09:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
20261025 Denizli




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!