Tut ki
Mevsimleri sayıyorum,
Topu topuna dört eder.
Bilemedin
Ayları sıralıyorum,
Hepsi hepsi on iki, de
Şunun şurasında...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Sevgili sevmiyorumu demiyor,
gelmeyeceğim de demiyor
dese bari...
yaşarken ölürdüm,
Mecnun olurdum çöllerde...
Kutlarım Üstadım,
Değerli kaleminizden nice şiirlerinize,
Sağlıcakla şen ve esen kalınız,
Selam ve saygılarımla.
İnsan ömrüde mevsimler gibi işte geldik işte gidiyoruz ömür dediğin iki nefes arası kıymetini bilmek lazım. Yüreğinize sağlık.
Bekleyiş;
zamanın heybesine saklanır.
Sözcüklerin gözlerinden akar veda;
ömür hizasız
ölüm uçsuz...
Kutluyorum değerli şiiri ve yazan yüreğinizi İbrahim Bey.
Sevgi ve saygılarımı sunuyorum
Kaleminize gönül sesinize sağlık hocam anlamlı bir şiirdi tebrik ederim
Saygılarımla selamlarımı sunarım
Yüreğinize sağlık kaleminiz daim olsun saygılarımla esen kalın.
Bahar adeta bir başlangıçtır.
ikramıyla o çiçekler müşterileri
olan arılara ve böceklere
sunduğu nimetleri vardır.
Sonra gelen yaz ise bu sefer
meyveleriyle arz-ı endam eder.
Sonra hüznün ifadesi sayılan
son bahar renk renk yaprakları
apayrı bir güzelliktir. Görebilenler
için on da da böyle güzellikler vardır.
Sonra kış gelinliğini giymiş bir
dilber endamındadır.
Kimi üşüse de şeker gibi görünen
kar ve buz tatsız olmasına rağmen
yine bakmasını bilenler için bir çok
hikmetler vardır. Çünkü baharı o
hazırlamaktadır.
Yani boşuna var edilmemiştir.
Demek tesadüf yoktur.
Harika olan şiiriniz harıka manalarını
tahattur ettirmiştir. Ne mutlu şairime.
TEBRİKLER SAYIN KAVAS
Yüreğinize sağlık tebrik ederim.
İnsan ömrü mevsimler gibidir hocam her biri diğerinden farklı olsada her mevsim kendi güzelliğini yansıtır şiirde olduğu gibi kutluyorum saygılar sunuyorum
Çok güzel...Çok...Ah bu şarkılar... ! Alır götürür şiirin mevsimine.. Çok da severim bu şarkıyı...
Beklemek de hep umut vardır denir ya... Fazlası da ömre zarar oluyor, işte böyle.... Her gün ölümü beklemekten beter olur ...
Şiir ne de güzel anlatmış gidip de gelmeyeni...Başta ki mısralar da nahif bir ironide hissediliyor.
Evet yıllarca beklemede kalmak... Hele temelli gittiğinden emin olmamak işkence olur yüreğe...Hani, "söyle! dersin. Söyle ki bir kez öleyim...!"
Şiir bu azabı başarı ile anlatmış. Yine nahif bir hüzündü kaleminden düşen. Tebrik ediyorum. Yüreğine emeğine sağlık İbrahim Öğretmenim.
Selam ve sevgiler kardeşim.
Üstad çok güzeldi... Yüreğinize emeğinize sağlık kaleminiz daim olsun saygılar sevgiler sunuyorum
Bu şiir ile ilgili 20 tane yorum bulunmakta