Dağın eteği beyaza büründü yine,
sis, dünden kalma bir sır gibi iniyor.
Yeşil kabuklar ıslak, eller telaşlı,
bez torbalar dolarken sabah erir.
Bir çıngırak sesi geliyor dereden,
kim bilir hangi keçi, hangi yamaçtan.
Büyükannem böyle anlatırdı bu vakti,
sesler net, insanlar sisin ardında.
Toprak, terle karışık, kokusunu saklar,
her dal bir yıl, her dal bir yorgunluk.
Akşama kalan sadece boş bir torba,
ve dağın üstünde asılı kalan sis.
Kayıt Tarihi : 15.09.2026 23:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!