İNAT
Uzaklardaydım dağların ardında,
Ölüm akıyordu gökten, yerden,
Karanlık çökmüştü yüreğime
Allaha dualar içinde dikilirken,
Yüreğimde nur sevdamla mağrur,
Serdim acılarımı bu gece
Her şeye rağmen biriken
Ömrümün son deminde
Bohçalayıp atacaktım ne varsa
Unuttuklarım vardı
Sen diye sevdim yalanlarını da
Öyle büyülü öyle ağılı
Ve öyle ölümcüldü
Öyle sevdim ki
Canımdan oldum da
Gayri unutmuşum ben aşkı
Şekerimsi beyazı mesela
Nasıldı tadı hatırlamam
Ya naran kırmızısı
Ne kokardı dokununca
ALİ’M
Bir yiğit daha göçtü
Gitti bu dünyadan
Adı gibi yiğit
Kanı gibi asil
ASILI YANDIM
Boyuna bakamadım
Posuna aldırmadım
Zülfün kaşın nasıl
Bilemedim
Çık gel Sevilen uzaklardan
Atiyi yeniden boyayalım
Mesela baharın ilki var ya
Sessiz huzur olsun rengi
Sondaki bahara gonca koyalım
Asilik katalım kızılından azcık
AŞ-K HANEME
Sır içinde sırların var gaiptir
Sin’an kulun sırrı aşkındır ya Rab
Çiçekler içinde pir hurin gördüm
Gökte uçan yerde gezeni
Yerde gezen gökten ineni
Büyük küçüğü, çok azı
Karadaki sudakini
Sudaki karadakini
Görünmeyenler görüneni
Seni hep aynı yerden öpüyormuşum
Dudaklarımın izi kalıyormuş
Kime ne öptüğüm yer allanıyorsa
Ne kadar kirli olursan ol
Yine öperim aynı yerden
Yerin her daim bellidir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!