Uzar gider taşlı patika,
Bir yanım umut, bir yanım hüsran.
Her adımda bir başka fırtına,
Yine de yürürüm, yılmadan, uslanmadan.
Gök griyse ne çıkar?
Geceler uzuyor sensiz her zaman,
Yüreğim yanıyor hasretle yanan.
Bir adım gelsen de bitsin bu duman,
Yollar sana çıksa keşke her an.
Adını fısıldar rüzgâr içimde,
Rüzgâr saçlarını okşayınca
gece birden yumuşar,
benim içimde
uzun zamandır susan bir melodi
yeniden doğar.
Liderlik, önde olmak değildir yalnız;
bazen geride kalıp
düşenin elinden tutmaktır.
Kendi adımlarının sesini değil,
arkadan gelen nefesleri dinlemektir.
Bak işte, bitti o uzun yolun tozlu masalı,
Kırıldı elimde tuttuğum vuslatın dalı.
Bir rüzgârın önünde savrulan yapraktım ben;
Budur ruhumun dökülen en son serencamı.
Ne bir ah bıraktım geride, ne de bir sitem,
Yavaş yavaş yüklerden kurtuluyoruz
İlk önce izin verdik yılan zehrini döksün
Dedik ne de olsa ne olacak bitecek biliyoruz
Sonra bir ayna tuttuk ki yılan kendini görsün
Ardından yine kargaşa kendini kandırmaca
Yükselen güne güneşe bu öfke ne diye
Bugün değil yarın irade sen de kurtulursun
Köle olduğunu ne çabuk unuttun
Senin doğuşun dünde bu acı ama gerçek
Hangi takımı tutuyorsun dedi
Gözlerini tutuyorum dedim
Aşk bir çift gözde mi saklı
Aşk cennetse gözler bahardır
Gözlerin bana yardır dedim
Gözlerin bir cennet çiçeği sevgili
Sensizliğin ortasında bile sen varsın,
Gözüm kapalı bilirim adımlarını.
Bir nefes kadar yakınım sana,
Görmesem de hissederim bakışlarını.
Yürekten bağlıyım, öylece, derinden,
Yol bir çizgi değil sadece,
Sabır ister, emekle geçer.
Adım adım yürür insan,
Kimi taşlı, kimi çiçekler.
Yolda kalma, yoldan şaşma,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!