Simitçi Şiiri - Mustafa Erkenekli

Mustafa Erkenekli
96

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Simitçi

Fırıncının her sabah harlanan ocağından
Doldururum tepsiyi hem de en sıcağından.

Umutvar olmak için bugün ile yarından
Bağırmaya başlarım tam çıkarken fırından:

‘Simit isteyen var mı? Taptaze ve sımsıcak’
Bilirim ki satarsam tüter evdeki ocak.

Benimdir tüm caddeler, benimdir tüm sokaklar
Ter ırmağı akarken vadileşir şakaklar.

Bazen bir simit için pazarlık eden olur
Böyleleri çok zaman kızmama neden olur.

İster ki bir simidi bedavaya getirsin
Akşama o parayı eğlencede götürsün.

Fakir mahallelerde çocuklar boyun büker
Anlarım ki para yok, canları simit çeker.

O fakir yavrucağı çağırırım yanıma
Verdiğimi yedikçe huzur katar canıma.

Elbet bana da düşer garibi sevindirmek
Yürekleri kavuran bir yangını dindirmek.

Böyledir gariplerle garibin rabıtası
Canımı sıksa bile devletin zabıtası.

Arada bir duyarım hakareti, fırçayı
Kırmamaya bakarım gönül denen sırçayı.

Bazı günler gezmekten yorulur otururum
Kendi küçük dünyamda hayal kurup dururum.

Size göre basittir kurduğum hayallerim
İsterim sona ersin bu perişan hallerim.

Mesela isterim ki bir gün rahat yatayım
Herkes işe giderken biraz keyif çatayım.

Kışın hava soğukken sıcacık olsun hanem
Yoruldum demek için hiç olmasın bahanem.

Yazın kavun ve karpuz, kışın elma yiyeyim
Eksiğimi sorana her şeyim var diyeyim.

Sayılı olsa bile kuruşu ve lirası
Ay sonunda bulunsun cebimde ev kirası.

Önündeki bulutlar çekilsin güneşimin
Çocuklarla beraber yüzü gülsün eşimin.

Bir oyuncak bebeğin sahibi olsun kızım
Hep gözleri parlasın, odur gökte yıldızım.

Tıpkı anası gibi yürüyüşü, endamı
Evleneceği zaman bulsun doğru adamı.

Canım oğlum okusun, kundura boyamasın
Ömrünce mutluluğun, tadına doyamasın.

Asla boşa gitmesin harcadığı çabası
Elinde çanta ile görsün onu babası.

Kalkıp dolaşmam gerek, hayale daldım yine
Simitlerin bitmesi bana büyük hazine.

Bir an önce biterse çeker eve giderim
Mahalle bakkalına birazcık borç öderim.

Eğer yarın da böyle tutturursam hesabı
Yarım kilo et için göreceğim kasabı.

Etli kemikler ile doldurursam torbayı
Ertesi gün içeriz kemik sulu çorbayı.

Ne yapıp ne etmeli şu simidi satmalı
Evde ayaklarımı şöyle bir uzatmalı.

Tamamını satması uzun sürüyor bazen
Şehir Mevlevihane, ben içinde semazen.

Hanfendi, beyefendi! 'Kaç para' mı dediniz?
Bu şiiri okuyup ücreti ödediniz.

İşte bugün de bitti tepside hiç kalmadı
El âlem kapışırken şair simit almadı.

Belki parası yoktu belki cebinde azdı
Yine de hiç olmazsa bizlere şiir yazdı.

Bu hayatı en iyi ancak şairler anlar
Siz de etrafınıza bakının ey insanlar!

Muhannete hiç muhtaç olmamak ümidimiz
En mutlu insan biziz, biterse simidimiz.

21.05.2020 - Malatya

Mustafa Erkenekli
Kayıt Tarihi : 19.10.2026 14:11:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!