Ankara Şiiri - Mustafa Erkenekli

Mustafa Erkenekli
61

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Ankara

Sana her gelişte acıyla doldum
Kederden saçımı, başımı yoldum.
O bile yetmedi, aklımdan oldum
Kaldırımın gibi, yüzün kapkara
Artık sevmiyorum seni Ankara.

Kimsesiz çocuklar, gariban kullar
Yokluğa çıkıyor, sende tüm yollar.
Dosta hasret kalmış açılan kollar
İnsanlar perişan, yürekler yara
Artık sevmiyorum seni Ankara.

Gülmek tümden yasak olmuş yüzlere
Işık gitmiş, hep yaş dolmuş gözlere.
Ne kastın var idi, senin bizlere?
Çataldır dillerin, benzersin mar'a
Artık sevmiyorum seni Ankara.

Fatihler, Sedatlar mendil satıyor
Gecenin ayazı kalbe batıyor.
Parklarda, metroda gençler yatıyor
Nasıl da düşürdün onları dara?
Artık sevmiyorum seni Ankara.

İnsanlar sel gibi geçip, akarken
Yokluğun acısı evler yıkarken.
Boyun bükük, gözler fersiz bakarken
Sahip çıkan yoktur, o yoksullara
Artık sevmiyorum seni Ankara.

Mevkie, makama çoktur talipler
Fakir, fukaralar, neye sahipler?
Sinemi deliyor, evsiz garipler
Onulmaz derdim var, düşmüşüm har'a
Artık sevmiyorum seni Ankara.

Çabuk değişiyor, gelenler sana
Bütün sohbetleri maddeden yana.
Biraz ‘Erdem’ desem, gülerler bana
Saygı yalan olmuş, sevgiyse para
Artık sevmiyorum seni Ankara.

Oturdum şöyle bir Gençlik Parkı’na
Hem garbına baktım hem de şarkına.
Mutluluk kalmamış vardım farkına
Yaşanan her saat, hatta an kara
Artık sevmiyorum seni Ankara.

Bütün umutları ‘Tüh’le ‘Vay’ ettin
Fakirin gününü, hafta, ay ettin.
O bile yetmedi, seni zay ettin
Aynaya bir bak da kendini ara
Artık sevmiyorum seni Ankara.

Başşehir dediğin temiz kalacak
Vatandaş, orada derman bulacak.
Tek bana iyilik yapsan n’olacak?
İstersen yelinle saçımı tara
Artık sevmiyorum seni Ankara.

25.02.2007 - Tatvan

Mustafa Erkenekli
Kayıt Tarihi : 29.03.2007 06:35:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Özel işlerim nedeniyle gittiğim Ankara'da zamanın günden güne daha da kötüye doğru seyrini görüp ülkemin başkentindeki açlık, fakirlik ve sefalete tanık olduğumda içimden gelenleri mısralara dökme ihtiyacı hissettim. Şiirde geçen Fatih ve Sedat, Ankara'da tanıştığım mendil satan çocukların isimleri... Yaşıtları oyun oynarken, işe çıkan küçük bedenli ama kocaman yürekli masum çocuklar... Onlar bizim çocuklarımız ve eğer onların o halde çalışmaları ayıp ise bu ayıp sadece ailelerinin değil, hepimizin ayıbıdır...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Şadi Ünal
    Şadi Ünal

    Bir kez daha dinledim, bir kez daha hüzünlendim.Daha önce yazmıştım ama olsun bu harika şiire ne kadar yorum yazarsan yaz az bile.Bu şiirinizi daha çok duyurmalısınız.
    Tekrar kutluyorum.Sevgiler, saygılar.

    Cevap Yaz
  • Necmi Uçar
    Necmi Uçar

    Her bir şiirinde başka tat ve güzellikle birlikte güç var bu kalemi konuşturanı tebrik ederim.

    Cevap Yaz
  • Gültekin Çetinkaya
    Gültekin Çetinkaya

    harika bir şiir ölçüsü yerinde elinize yüreğinize sağlık

    Cevap Yaz
  • Sennur Çetin
    Sennur Çetin

    Moral FM radyosunda konuk olduğunuz saatlerde yorumunuzla canlı olarak dinlediğim ..hikayesiylede daha bir hüzüne düştüğüm anlamlı duyarlı şiirinizden dolayı tebrikler
    selamlar saygılar

    Cevap Yaz
  • Deniz Şahinoğlu
    Deniz Şahinoğlu

    (Mevkie,) sanırım mevkiye olacak.
    sevgili dostum. en pahalı doğalgazı, en pahalı suyu, en pahalı petrolu ve en pahalı hayat şartlarını biz verdiğimiz halde maalesef Payitaht bu halde. ya ucuz olsaydı? ucuz olan da maalesef insan ve emeği...
    sevgilerle...

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (37)