Bir gülü koparmakla başlamaz bazen incitmek;
Önce kokusunu unuttururlar.
Sonra rengini,
Sonra adını...
Bir gün gelir,
Gül olmaktan çıkar da
Vitrinlerin sessiz süsüne dönüşür.
Ne garip...
Bir yanda "kadın kutsaldır" denilir,
Öte yanda gözler,
Onu bir eşyanın gölgesine iliştirir.
Bir tebessümün fiyatı olur,
Bir bakışın etiketi...
İnsan,
Eşyaya benzediği gün mü yorulur,
Yoksa eşya gibi görüldüğü gün mü?
Bir anne düşün...
Geceleri uykusuz kalıp çocuğunu büyüten,
Bir tas çorbayı berekete çeviren,
Duasıyla bir evi ayakta tutan...
Sonra aynı kadını,
Bir ekranın köşesinde,
Bir cümlenin arasına sıkıştırıp
Tüketilecek bir görüntüye çevirirler.
Adına özgürlük derler.
Oysa özgürlük,
İnsanın değerini eksiltmeden yaşayabilmesidir.
Şiddet,
Yalnız yumruk değildir.
Bazen bir bakıştır;
İnsanı ruhundan ayıran.
Bazen alkışlarla gelir.
Bazen ışıkların altında...
Kimsenin bağırmadığı,
Ama herkesin sustuğu yerlerde büyür.
Kadın...
Bir reklam arası değildir.
Bir istatistik hiç değildir.
Bir annenin duasıdır,
Bir kız çocuğunun yarını,
Bir eşin vefası,
Bir ömrün merhametidir.
Bir toplumu ayakta tutan,
Taştan binalar değil;
İncitilmeyen gönüllerdir.
Belki de asıl soru şudur:
Bir kadını korumak için
Kaç kanun gerekir?
Kadın eli öpülesi, başa taç yapılası
Ayaklarında cennet, gönlünde merhamet
Kadına en büyük şiddet
Onu eşya gibi görmektir elbet!
Kadın hakları nerede reklamlar oynarken?
Nerede feryad eden dernekler?
Nerede mangalda kül bırakmayanlar?
Bu ne yaman çelişki?
Anlamadım gitti (!)
Emin KEVEN
2009
Kayıt Tarihi : 7.12.2015 15:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!