Çık gel hadi, bul bir vasıta çık gel bekliyorum
Gelmezsen ne yaşatırım bu kalbi ne sensiz hiç gibi ölürüm
Biliyordur için, sen dillendirmesen de o söylüyordur, duyuyor gönlüm
Sen “gel” desen O gelir diyor, hem de gözlerinin merhabasına yollarca yürürüm.
Çık gel hadi, at bir yalan herkese, her şeye, gel işte bekliyorum
Bulmaca gibidir sevda, sormaca sorgulamaca
Bazen yazılacaklar bulunmaz boş kutucuklara
Bazen de kara kutular engel olur yazılacaklara.
Bulmaca gibidir sevda, sormaca sorgulamaca
Bazen âşık yanlışlar yazar ısrarla boşluklarına
Çok yoruldum ey hayat, yoruldum kahrını çekmekten
Uğurlayıp her hürmetsiz geceyi, ertesi güne “hoş mu geldin? ” demekten
Saçlarım bilirsin kısmetim gibi kısa, süpürge edemedim amma
Yoruldum "buna da şükür Yarabbi" deyip avuçlarımı sakalıma sürmekten
Kazandın hayat, sonunda kalbimi de söktün aldın sol göğsümden
Yoruldum hayat, yoruldum aşkı sen bilip bu yaşta sana çocukça küsmekten...
Bu öyle bir sevda ki
Anlasana
Bir ucu lavdır yedi kat dipte bir ucu arş-ı âlâda
Bir yağışı kar borandır bir yağışı yağmur baharda.
Bu öyle bir sevda ki
Benim olduğum gökyüzünün bulutlarını seyretmişsin bir kaç gün doğumu önce
Deseydin keşke "bak geldim ben, burdayım, al kuşlarını da gel, uçuralım cümle cümle"
Eskiden, yeniden bazen senden, benden sohbet ederdik belki bir kaç bardak çay demiyle
Deseydin "burdayım filan yerde, anılarımız sensiz, bensiz, sahipsiz, al çocukluğunu gel vakitlice"...
S.Güler-10.2.2017
Bu sabah başka usta, bu sabah şiir ciğerimde
Geceden sabaha cinayet, falili içime çektiğim
Sayısız bıçak yedim her nefessiz öksürüğümde.
Aşkı unutmadım elbet, bilirsin o hep kalbimde
Lâkin bir daha görüp yaşarmıyım onu, bilinmezim
İki ihtimal var ömürde ve yürekte
Ya son çeyreğimi yalnız harcayacağım
Ya son canımla O piyango biletini alacağım
Yani hayat
Ya son çeyreğimle büyük ikramiye kazanacağım
Ya da ömürde ve yürekte beş parasız kalacağım...
Saklı ormanın mavi prensesi
Bugün çok ama çok yorulmuş
Çünkü önemli bir görev almış
Başarması da artık farz olmuş.
Binmiş bir serçenin kanadına
Günaydın
Yine gitmemiş bir gece tutuklusu doğmamış bir güne günaydın
Bu sabah yine karsız, susuz, ıslaksız buz yollar, adımlarım buz kadar kırılgan buz kadar kaygan.
Günaydın
O buzda açan bir çiçek var yine, kan kadar sıcak rengi, kan kadar can yüklü, kan kadar candan.
Ve bazen tabiat dahi ağlar böyle
Sıcaklığından buz misali geçişlere...
S.Güler-2.4.2015




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!