Gülümsemek lâzım hayata
Eee bir de gülmekte lâzım arada
Gülümsemeler taze filiz yaprak olmalı
Gülmekse müjdeci kiraz çiçeği, bahar dalında...
S.Güler-26.2.2019
Geçti artık, boşver, artık sende de bende de geceler yatılık
Benim gözlerim gün ışığını unuttu, seninde gözlerin karanlık
Zaten şunun şurasında, anca bir kaç yaprağım kaldı okunacak
Özet bile çıkmaz bu kitaptan, yaktığın mumlara, gözlerine yazık...
Tam on yıl bitti usta, on koca ömür gibi
Mutlu bayram kıyafeti gibi özledim seni
Mutluluk giysek ya biz seninle bugün sahi
Seninki lacivert meselâ ve gömleğinse mavi
Hep sevdiğince ve ikisinin ütüsü de jilet gibi
Benimkini de sen seç, de ki: "bu olsun oğlum"
Ne yazık ki bu mutsuzluk denen şey bulaşıcı
Tıpkı özlem gibi, tıpkı aşk gibi veya hayal kırıklığı
Kalbin bir yanından öbür yanına sıçrıyor ağrısı sızısı...
S.Güler-11.6.2019
Sonsuzluğundan sonsuzluğuma
Koridor kenarı bir yolculuktur artık bu hayat
Odalar arası gidiş ıssız dönüş sessiz seyahat
Evimizin içi soğuk bir cami avlusu,
Mutfakta banyoda buzdan şadırvan muslukları
Yatak, kanepe, her bir koltuk ayrı bir musalla, dilde salavat
Biliyor musun? Şarkıların bir sonu varmış
Ben hep biter sil baştan başlar sanıyordum
Bazıların sözleri yoktur, zaten onu biliyordum
Şimdi aklımda sözlerin, ezgiyi de duymuyorum
Biliyor musun? Hatta şarkılar sensizken ölüyormuş
Zaten nefes almaya çalışsalar da basıyorum gırtlağına
Anlamazlar, bilirim na mümkün, zaten anlayabileceklerini de sanmam
Ne yazarsam yazayım bu dünyaya seni tam içimdeki gibi anlatamam
Amma sensizlikle bir kalemde silerim bu yörüngesiz dünyayı, acımam
Sen yoksan kemiklerimin ana direği un ufak olur, sen yoksan kırılırım
Ayaklarım basamaz ki yere göğe, dünyamda omurgasız dik duramam...
Günler günleri kovalamıyor artık
Artık hangisi elini çabuk tutarsa, günler günleri vuruyor
Dört yanım ceset dolu, nasıl ağır bir koku, insan iğreniyor
Bana da gece gündüz demeden kefenli kefensiz gömmek düşüyor...
S.Güler-6.6.2025
Gözlerime sürme seni kara çekmiş bu ömrüm
Gayri hiç başka renkleri tanır mı gözüm, göz önüm
Atadan babadan öyle duyduk, öyle bildim, öyle gördüm
Kadere en son noktayı bir tek Azrail koyarmış ey gönlüm
Lâkin bu başka, silinmezsin, silemez, ne Azrail ne görevi ölüm...
Çok söz yuttum, kalibre kalibre çok sus sıktım dilime
Biri "seni seviyorum" meselâ, bir başkası "çekip gitme"
Çok sen gömdüm, her yaştan senler kefenledim kalbime
Biri "sana değer" dediğim bakışlın, meselâ biri "bitip yitme"
Çok senden gittim, ne çok senden ne çok döndüm sana geriye
Biri "sık gitsin kafana" tekik dibindendi meselâ, diğeri "üzülür ölme"...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!