Uykusuz, halsiz, sabahı, güneşi, göz çapağı anlamsız
Dün yastıksızdı, yorgansız hatta dolanmaya çarşafsız
Yine bir çarşamba ertesi, yirmi üç şubat, sanı gamsız
Değeri değersiz, hiç gibi hiç, hatırı mı? Boşver hatırsız...
S.Güler-23.2.2017
Bir daha gülmeyeceğim
Sonra ağlamalarımın intikamı çok ağır oluyor
Bir de işbirlikçisi nankör kalbim
Bir duruyor bir çalışıyor, çalışıyor da ölüm gibi sızlıyor.
Bir daha gülmeyeceğim
Sonra kahkahalarım zifiri karanlıklarda kayboluyor
Çok değil biliyorum gizim, tek bir kez dişleyebildik tek bir dilim elmayı
Ne bir daha kadehlerimizi tokuşturabildik ne de çakırkeyif kafalarımızı
Hani vazgeçemezmiş ya insan tiryakiliklerinden kolay kolay, özlermiş
Hem şarabı çok özledim ben de, hem de kadehindeki izin dudaklarını...
S.Güler-28.2.2016
Kaçırabilsen keşke beni
Tutunsam kanatlarına gökyüzüne uçurabilsen
Uçurabilsen keşke beni
Uçsuz bucaksız bir dirhem kuytu giz bulabilsen
Gizleyebilsen keşke beni
Saklanabilsem dünden bugünden, yarınım bir sen...
Bir erkek için aşka dair en kötü şey
Sevdiği kadına bir ömür ertesi bırakamayacak olmasıdır
Bir erkek için aşka dair en mahçup şey
Sevdiği kadını soysuz vedalara aşkla emanet etme zorundalığıdır
Ve bir adam için aşka dair en acı şey
Son anlarında kendini kadınım dediğinin yanıbaşı duasızlığına mahkûm kılmasıdır...
(Zamansız nice ölümler yaşamış bir şiirci olarak bilirim;
çatkapı Azrail'in ardını
ve ölümü yazmanın kalem ve bilek kıran zorluğunu...)
Bir facianın, Soma’nın ardından…
Bir fasıl dolusu notadır aslında yaşamak
Her ayrı bestede ayrı sazlar
Farklı seslerden hayatı ayrı tonlardan çalmak
Bir fasıl dolusu notadır aslında yaşamak
Sözsüzdür bazen şarkılar
Kazsa şişenin dibi mezar, sigarası başucunda selvi, bir garip adam
Aşkları çingene tuğlası, sıva tutmamış mekânı, gökyüzü mavi dam
Boyu posu şiirleri, tahtaya verdiği can, albenisi yok, sakalı tek endam
Ahı çay vahı tütün, bir garip Orhan Veli gibi işte usta, Bir Garip Adam...
S.Güler-20.4.2016
Bir garip gece, bir gecede sayısız işkence
Bir garip adam, bir adamda sayısız bilmece
Yalnızlığımla sohbetteyiz yine sessizce dilsizce
Bir garip sohbet, bir sohbette sayısız çekince
Bir garip ahh, ustam bir garip ızdırap işte yine
Kelebeği seyretmek hayattır, dokunmak zulüm
Bir çiçeği koklamak hayattır, koparmaksa ölüm
Güvercini uçurmak hayattır, hapsetmek zulüm
Bir ağacı yeşertmek hayattır, kurutmaksa ölüm
Âşık olmak kalbe hayattır, ayrılıklar ömre zulüm
Bir gelişi beklemek hayattır, göndermekse ölüm...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!