Ezelde varmıydın ki,
Yokluktan korkuyorsun
Topraktan yaratıldın
Mezardan korkuyorsun.
Şu kadar insân ömrü
Hatalarım günâhlarım dağ gibi
Eriyorum günden güne yağ gibi
Bulunmamış gençlik denen çâğ gibi
Ömrün hıtâmında ölümdür gerçek.
Hiç farketmez ot değilde et yesen
Gençliğimi şımartan
Her yolumu daraltan
Arzusu her gün artan
Ölüm gelsin nefsime.
Mükâfâtı hâkezâ
Gönül dünyasında Hâkk'ı bulduysan
Ömür de güzeldir, ölüm güzeldir
Sırr'ların sahibine yol aldıysan
Duraklar güzeldir yolun güzeldir
Fakir amel ile ölüm de sen
Evlâtların hayırsızı çoğaldı
Evlât baba ruhen çöktü bunaldı
Dün de herşey ne güzeldi doğaldı
Bu gün ölüm kusar fikirler bize.
Ölünce kendini soyan olurmu
Bir dağbaşı yalnızlığı yaşarım
Ölüm sessizliğindedir bedenim
Duygu yüklenmişim benden taşarım
Gönül vurgun yedi budur nedenim
Derindir görünmez yürek yarası
İnsanoğlunu alçaltır âlâ kin
Horozlanıp diklenirler Alâttin
Yüzü soğuk adı korkunç velâkin
Korkan çoktur korkmayan yok ölümden
Biraz dünden gitti biraz bu günden
Sevgi sana aşk sendedir
Böyle sevdâ sor nerdedir
Sevgi deryâ köşk bendedir
Ölümü gör inanmazsan.
Seni seviyorum dedim
Şu vefâsız âlemde ,
Ölümü Kokluyorum,
Her sabah uyanınca,
Kendimi yokluyorum.
Durmadı yaşlar pençte
Vazgeçilmez yoldayım
Düşmem araçlarından
Derde dûçâr zordayım
Bıktım ilâçlarından
Ölümü kucaklarım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!