Özümüz sözümüz doğrudan yana
Gönül cevâz vermez eğriden yana
İçimde sızlanan çağrıdan yana
Dost bir türkü söyle,gel hele şöyle.
Türkü dergâhında hoştur avazım
Çağır Makbûleyi çağır Gülsümü
Beraber görümce-gelin gülelim
İçinizden gelirse tebessümü
Öz gönülden verin, verin gülelim.
Ârif'i Âsım'ı çağır, Âgâh'ta
Birlik olup ezdin beni nâğmertle
İşim olmaz dersin neden nusretle
Bakarım yoluna binbir hasretle
Gelip geçiyorsun trenler gibi.
Ne kadar yaş aldım bilemiyorum
Sensiz bu cihanı bilmem niderim
Desemki hastayım gelemiyorum
El ne der demesin gelip giderim
Gelipte göçeriz yalan dünyadan
Şöyle göz ucuyla bir bakış kalır
Geçeriz anadan baba leylâdan
Şu yufka yüreği bir yakış kalır.
Boşa koydum dolmaz dolu su almaz
Aşkla pişir yüreğim
Haşır neşîr dileğim
Çölde üşür yüreğim
Giyindir ey nur beni.
Gâm verme cân içinde
Damı akan evde sönmüş ocakta,
Kaynayan boş kazan gelir aklıma,
Titreyen çocuklar çıplak kucakta ,
Utanan yüzleri gelir aklıma.
Oturup sımsıcak lüx bir sitede
Koşmuşum öküzü karasabana
Öter başucumda yarasa bana
Memleket havası yarasa bana
İşte ben o zaman cana gelirim.
Tarlayı sürüpte izine geldim
Sözün ayrılık kokuyor
Ayrılık beni yakıyor
Gözüm mis gibi akıyor
Yel estikçe gelir kokun.
İçimdeki sessin içinde miyim
Tahayyül ettiğin biçimde miyim
Yoksa er'indemi gecinde miyim
Bana hükmetmeye sen gelirmisin?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!