Sevinç Kavuk Şiirleri - Şair Sevinç Kavuk

0

TAKİPÇİ

Sevinç Kavuk

Gönlüm mikrop kapıyor, mikrop hastalık yapar
Sözü senden/ senden sözü şaşırmış
Nesline bayrak mı dalgalanacak?
Yoksa duâ icadı mı soyuna?
İçi boşluğa bu toslamışlık...

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Yeryüzünde bedenimizin yaşadığına, Allah katında ruhumuzun yaşadığı ile bir yaşam aynasıdır diyorum hep. Nedir Allah katı diye soruyorum, nerededir Allah katı soramam diyor ve şimdi de böyle düşünüyorum kendimce, hemen de ekliyorum: İnsanlığı aşk olmuş insan biliyor Allah katını ve yeryüzünün de bir cennet olduğunu, bir cennet yaşamının yeryüzüne bağışlandığını ve kirletmeden, ebedi yaşamı sevdiğini, sevgiyi üstlenmekte biliyor…

Şeytan da biliyor bunu. Şeytan, cehenneminde sürekli kontrol altında olacağını, insan da sürekli cenette huzur ve refahı yaşayacağını biliyor. Ancak, şeytanın arka bacağı gibi sürüyen İblisler bilmiyor, işte onlar gafletini ağlayanlar olacaklar ve bilmeyenler olarak yaşamları cehennem eden mahlukatlardır, insan mahlukatları bu iblisler, cehennemde mağdurlar misafiri olacak olanlardır ve ebedi…

Vatandaşı iki arada bir derede bırakmamalı! Güzel bir deyimdir. Aktütün ile bu güzel deyimi bir örnek diye düşününce şu geliyor insan aklına: Şeytanlardan bir çok besili, şeytanları besleyici ve iblislerin girdiği sınırlara çit çekelim, duvar örelim, ki biraz da olsa zahmet yaratılmış olsun ve hem de, bak yasak iş yapıyorsun, yasayı çiğniyorsun, haddini taşırıp öldürüyorsun ve bu önlem bir ihtardır, ama ihtar sonrası artık bir çare kalmıyor, yakandan tutup ceza verilecek ve bu ceza, uygulandığı gibi kötü olabilir, ‘ölüm cezası’ olabilir denilecek hakkın hem güzelliğine emek, hem de düşünceyi tğkettiklerini anlamaları için delillerdir üstelik… Ve yaşam koruma emeğine, şöyle ki;

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Türkiye’de Demokrasi oturmadı diyenler
Hükümetin, ‘ben ağa oldum’ keyfindekiler
Hükümetle: millet kavramı bilmeyen; vekiller

Onları mı eğitimli istemeli? Pardon, yoksa
Anayasayı mı onların anladığı kadarıyla

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Vatikan insanlığa azap kurumu. Yeryüzünde insan ticareti hiç azalmadı, önlenemedi. Kadın, çocuk, erkek satışı ve kaçakçılığı esir kampı namını korudu. Bir istatistiğe göre (4 ocak 2009 tarihli Stern dergisi, Almanya) : Bir tek beden satışı ile 79 000 Dolar yıllık gelir sağlanıyor, satılan beden sayısı ise ülkelere göre 10 000 ile 975 000 arasında. Gelir toplamı ürpertiyor. 30 milyar dolar yıllık bir düzenli gelir kaynağı…

Esir işçiler bunlar. Bu bir işçiliğin diğer alanlarını düşünmek zor geliyor vicdana, araştıranlar sağolsun, varolsunlar. Ne zaman bir silah buluşu olsa, seçilen denek toplumlara uygulanıyor serkeşçe. Hiroşima, Nagasaki, Filistin bir türü, Irak, Afganistan, Afrika diğer türü… Silah ve işkence sömürge saltanatı, insan ise bilim, ilim kaynağında düşün birimine toplu değeri ile bilgilenme sanatı. İnsan sanat varlığıdır, şeytan sanatı ateş ile yakan. Belki bu yüzden yakılmıştı onlara bu aynı ateş ve ‘soykırım’ diye adlandırılan insan ayıbı. Yahudi hukukta boğuluyor, insanı ise hukuksuzluk boğuyor.

Beden gibi dünyanın da dörtte üçünü su oluşturuyor. Vatikanın toprak, mülk varlığı yeryüzünün dörtte üçünü aştı belki. Putperestlik çağı paraperestliğe dönüştü beş bin yıldan bu yana varılan çağ dönüşümü olarak. Çocuklarımıza paraperest bir yarını emanet bırakabilecek miyiz? İnsanlık deyimi böylece yerini şeytan şeytanlığının uzmanıymış demeye bıraktı.

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Yeryüzünde böylesi örnek yaşanmamıştır. Milletin maaşıyla geçiniyor, Yahudiliği devlet yerleşiyor şiddetin densizliğince. Bir embriyo başından gövdesine doğru gelişiyor. Bu başım Asya, gövdem Vatan, önce beden sağlığımı korurum!

Avrupa, ABD, İngiltere hep orada olacak, Yahudi-Vatikan-Arap hep aynı Tarikat yemiyle şeytan üçgeni olacak ve hep çok yakınında olacak daha da. İnsaf et, uyan da şu hükümeti geri çekilmeye zorla, onların edepsizliği kadar gerekirse densizce… yani şiddetle demeden önce:

Ne hükümet dinler, ne ordu ‘incinir eteği’nin altına girer, egemenlik milletindir gömleğini giyer de, vatan kalbine hançer sokturmaz bu millet ve bu Türk varlığım. Büyük balık küçük balığı yutarak yaşar ve yaşatır doğayı. Büyük devletler küçük devletleri sömürür bu gerçekten, evet. Türkiye Asya’dır! Türkiye Türk varlığı yüceliğidir! Nesi küçük peki? Yeryüzünde azalan doğanın her varlığıyla, artan insan çokluğuyla küçülmek yerine, insanlığın yüceliğini uygulamak sorumluluktur daha…

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Ülkenin nitelikli insanlarını koruyarak ülkeyi savunmak, ülkeyi düzenli bilgiler dahilinde ve haricinde vatan varlığı ve bütünlüğüne öncelikli kararlar ve kararlılıkla yönetmek, ülke halkını bilgilendirmeyi de özenle ve süreklilikle sağlamak, propaganda sırtarması ile tartışma çirkefliğine vardırma arasında bir farkı anlamaya başlatacak niteliklerdir. Kaldı ki, her ülke halkıyla, değişen doğa ve dünya ülkelerinin sorunlarından doğacak durumlara hazırlıklı ve hazırlanma yeteneğine güven olmalıydı. Yurttaşlık bilincine ödev ve görevini unutmadan yaşayan ve unutturmayan halkıyla bir ülke, dayanışmaya sağlıklı, dayanmaya sağduyulu bir güçtür. Türk tarihi bu vicdan güzelliğidir!

Yüce Türk Milleti vatandaşlık bilincine görevini de, ödevini de ne unutmayı, ne unutturulmasını sevmiyor! Benim adımdır Yüce Türk Milleti, hizmette yücelik bilinmeli! Bu inanç yıkılmaz! Bu yaşam ebediliktir. Ne mutlu Türküm diyene!

Türkiye’m, dağınık hükümet örgütlenmesi ile yönetilecekse, hükümeti olmasın demeyi tercih eder ve halkın, meclisi daha iyi denetleyecek, vatandaşlığını donanacağına gücünün ve yeteneğinin olacağına güveni ve güvenliği ile: hem korurum inançla, hem bu güveni sağlarım o sağduyulu emeklerindeki özene diyecek heyecanı coşkudur. Bu vatan ve vatanın asil Türk Milleti her sorunu kendi üstlenecek yetenek ve cüret sahibidir, evrensel sorumluluklarıyla! Bir hükümet halkı makaraya alamaz!

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Ne büyük bir fazilettir insanın insanlığa hizmet öncelliği ve önemindeki şeytanın da yaşamını kontrol altında tutarak, şeytan ile beraber yaşamaya emek gönüllüğü, ki bu, Allah aşkına aşk ile yaşamın coşku ışığını karartmamak için coşkuyu huzur ve refahıyla emek olmak, coşkuyu emek sağlamak, sağlamlaşmaktır…

Şeytandan takdir veya onay veya buna anlayış beklenmez, beklenemez! Sadece kontrol altında tutmak yeterli bir emektir yeryüzündeki canlı ve cansız bütün varlıkların huzur ve refahına. Bu emek Allah aşkı için üstesinden gelinemeyecek kadar zor değildir. Allah, hep insanın yardımcısıdır. Bu emek, alim veya bilgin olmayı gerektirmiyor.

İnsanlığa niyetli olmak yeterlilik olan hislerdir. Çiftçiler, köylüler efendilerimizdir, özürlü, hasta ve çocuklar baş tacımızdır, onlar mutlu olsunlar yeter demeye değerlerdir, değerliliklerdir. Onlar, yeryüzünün en asil ve adil emektarlarıdır ve onların mutluluğu insanlığa kazanılan şereftir! Su, toprak, hava, hayvanlar, bitkileriyle, yer altı, yerüstü kaynaklarıyla doğa bu aynı ortak şereftir evrensellikte! Para ve endüstrinin niye bu kadar şer malzemesi edilmesine fırsat veriliyor? Bu kadar büyük şeref zenginliğine bu kadar basit araçlarla niye öyle de basitliği ve soysuzca zulmeti engellenemiyor?

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Kişilik öze kazanılır, vatan-millet-ordu donanır disiplinli bir terbiyede sevgiyi.
Para savaşı bu yeni marka, eski adımlarla yeni makamlı bir orkestrada --------------------------------------------------cinayeti
Bir vatanda kardeş olamadık oynaklıkları, hatta folklor renginin güzelliğini.
Uzun hava makamındaki şeffaf iklimleriyle kardeş olalım, diyorlar ki haydi…

Batılı çok yollar daha hu-ha-hu-ha trenlerini

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

şehitlerin asil kanı her hücresi ile nur ışığı
bilir nurları gibi isyana figan olmayacağını
bilir şehitler bu isyana fırsatçının varlığını

hangi tarihte hiç gün mola vermiş oldular ki
isyanı ayaklandırma keyfine o düşkünler ki

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Biraz o’yum, biraz bu’yum diye bir o yana bir bu yana kıvırtan, kıvırttıran veya kıvırtmalar, çifte besililik yoluna uzmanlık olmuş uşaklıklarla, bugün Yahudi’yim, yarın insan olurum der yine bu hal varlığı ile… Allah, yüreği organ olarak verdi, yürekliliği de kazanan sen ol! Anadan ‘insan şekliyle’ doğduğu için, herkes insanım der elbette. İnsan olarak insanlığa emeğin kadar insansın diyeceğim ben! Herkes değil, Türküm ben!

Canlı, cansız ne varsa, insan dilinde adı var. İnsan yaşamında düzenlilik içindir bu. Çalan birine hekim, hakim, kadı denilmez, hırsız denilir değil mi? Olayın, eylemin, davranışın da adı koyulacak: ya alın çatının sokak ortasında yürek rengini, ya yüreğinde şeref taşırsın, seçiminde hürdür insan nihayetinde…

Ruh bedenin şahit’idir. Doktor narkoz verince beden uyur, ruh uyumaz! Hep fotoğraflar sesi, rengi, çevresiyle, düşünüleni dahi… Budur, Allah gören, işiten, bilen denilen. İlle de Allah benim diye para gösterip bağırıyor Şeytan! Türkiye Cumhuriyet’inde yaşayanlardan yüzde 47’si kuyruk sallamışlar şeytana, para şeytanın şehveti, keyfi o kuyruk sallayanlar… Bu acıda kıvranıyor Avrupalı da, boş gönüllerle. Sayısı belli işte, sadece. Benimle dolaşamazlar onlar! Emeğinde seviyorum insanı diyorum seve seve! Sömürgenin düşmanıyım, söylüyor, ilan ediyorum her an, her soluğumda ve gürül gürül sesimle. İlahi hukuku ruhum taşıyor, insani hukuku yürekliliğimle taşıyacağım!

Devamını Oku