Sevinç Kavuk Şiirleri - Şair Sevinç Kavuk

0

TAKİPÇİ

Sevinç Kavuk

Ulusal ve çağdaş devlet ile demokrasi ne değil
Belki bu konuşulursa tersini üstlenir, terörlüğü değil

Güç, her şeyi bilmek, rasgele başarmak da değil
Kanun düzenine zarar verilecek keyfi bir eylem değil

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

yeşermek, filizlenip büyümek, yaşlanabilmek...
aşka kusur eden, sevileri sönük
bahtlarını yüzleri gibi karartanlara
gel kaderim ol da mı demeli?
yüzleri gibi kirletenlerin rahatlığı
çevremizi boğarken

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Terör düşmandır elbette
Yarat beni diyen uzak bir soğukluğu, donatmaya
Üşümeyenler, üşütmez mi kimi yüreği?

Buz gibi çelik ruhsuz bilgi, bir denek yığını gibi
Yine benzerliğin adı bu hep diğeri

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Hukuk bitti hak duruyor alnına haykıran selam
El pençe göz yüreğinde baş eğik ağlar, ki ezam

Aritmetiği yoran! Yuvam emre sana soran duram!
Diz üstü şahadet burkuldu kanıyor, kanadı şuram!

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Eğilim çirkinliği sükse havalı göstermelikler değil
Eğitim paylaşımı güvenidir halkı güçlendiren
Bilgi parlaklığıdır uygarlığı yaşatan

Hep tarihlerimiz tekrar tekrar bu parlaklıklarla
Çağımız gibi yıkım boyutlarına insanlar vardıkça

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Gönlüm mikrop kapıyor, mikrop hastalık yapar
Sözü senden/ senden sözü şaşırmış
Nesline bayrak mı dalgalanacak?
Yoksa duâ icadı mı soyuna?
İçi boşluğa bu toslamışlık...

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Türkiye’de Demokrasi oturmadı diyenler
Hükümetin, ‘ben ağa oldum’ keyfindekiler
Hükümetle: millet kavramı bilmeyen; vekiller

Onları mı eğitimli istemeli? Pardon, yoksa
Anayasayı mı onların anladığı kadarıyla

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

şehitlerin asil kanı her hücresi ile nur ışığı
bilir nurları gibi isyana figan olmayacağını
bilir şehitler bu isyana fırsatçının varlığını

hangi tarihte hiç gün mola vermiş oldular ki
isyanı ayaklandırma keyfine o düşkünler ki

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Biraz o’yum, biraz bu’yum diye bir o yana bir bu yana kıvırtan, kıvırttıran veya kıvırtmalar, çifte besililik yoluna uzmanlık olmuş uşaklıklarla, bugün Yahudi’yim, yarın insan olurum der yine bu hal varlığı ile… Allah, yüreği organ olarak verdi, yürekliliği de kazanan sen ol! Anadan ‘insan şekliyle’ doğduğu için, herkes insanım der elbette. İnsan olarak insanlığa emeğin kadar insansın diyeceğim ben! Herkes değil, Türküm ben!

Canlı, cansız ne varsa, insan dilinde adı var. İnsan yaşamında düzenlilik içindir bu. Çalan birine hekim, hakim, kadı denilmez, hırsız denilir değil mi? Olayın, eylemin, davranışın da adı koyulacak: ya alın çatının sokak ortasında yürek rengini, ya yüreğinde şeref taşırsın, seçiminde hürdür insan nihayetinde…

Ruh bedenin şahit’idir. Doktor narkoz verince beden uyur, ruh uyumaz! Hep fotoğraflar sesi, rengi, çevresiyle, düşünüleni dahi… Budur, Allah gören, işiten, bilen denilen. İlle de Allah benim diye para gösterip bağırıyor Şeytan! Türkiye Cumhuriyet’inde yaşayanlardan yüzde 47’si kuyruk sallamışlar şeytana, para şeytanın şehveti, keyfi o kuyruk sallayanlar… Bu acıda kıvranıyor Avrupalı da, boş gönüllerle. Sayısı belli işte, sadece. Benimle dolaşamazlar onlar! Emeğinde seviyorum insanı diyorum seve seve! Sömürgenin düşmanıyım, söylüyor, ilan ediyorum her an, her soluğumda ve gürül gürül sesimle. İlahi hukuku ruhum taşıyor, insani hukuku yürekliliğimle taşıyacağım!

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Ve bundan çirkin bir yaşam ise, maymunu bağlıyorlarmış masaya ve canlı canlı beynini akıtıp yiyorlarmış zenginler… maymun ölmüyor, bir boş çuval gibi yığılıyor, bakınıyor öylece… İnsan beyni de burnundan akıyordur herhalde…Görmenizi istemem bu kameralı belgeseli. Ne yazık ki ben gördüm…

Atomu Yahudi bulmadı, Nagasaki’ye atomu atmayı buldu. Elektriği Yahudi bulmadı, elektrikli sandalyede işkenceyi buldu, makamlarda görev alabilme uğruna ve adına. Ve bir kadının kol çantasını hırsızlamış bir genci o sandalyede gösterdiler tv ekranında, beyni akmaya direndi… Birkaç kez öldürdüler öylece…

Dünyayı para yaratmadı, ama para alış veriş malzemesi oldu dünyada. Vatan varlığı ve bütünlüğüne Türk tek yürektir, tek bilek, tek inanç. Beden de bütündür. Bedeni oluşturan organlar, hücrelerin her biri birer birey ve birlikte bütünlüğü yaşatıyor yaşayarak. Önce vatan, sonra vatan bireyi olmayı bilmeli! Önce beden olmalı, sonra bireylerini (organlarını) tanır, bireylikleriyle de (organ ödevleriyle) tanışırız. Cebimi doldur sümüklüğüne irin akmaya dolanlardan farkıdır bu!

Devamını Oku