Ve bu Yahudiler Roma İmparatorluğunu, -AKP hükümetinin adalet bakanlığından hakim tayini gidişatı aynı amaçtır-, hukuk ve okullarında hakimiyet sağlayarak işgal ediyor. Önce vahşet ile bilinen, şeytan adıyla o yapısı anlatılan ve Yahudi adını da kendileri örgütlenmiş olarak: Vahşet-Şeytan-Yahudi bu şekillenmelerdir. İncil müjdeleniyor, -AKP hükümeti gibi-, okulda her türlü edepsizliği fokurduyor, kendileri de hakim olduklarıyla Hz. İsa’yı çarmıha germe kararını veriyor. Bununla, Allah ve ruha ulaşılmaz bilgisini kirleterek Avrupa’nın dilinin ırzına giriyor; ‘elimde para işe yarıyor’ gösterisini, ‘paraya kulluk kula kölelik’ fışkırıyor yine puta tapıcılık devri gibi. Yani, Allah terimini saptırarak, Allah’ın oğlu, anası, danası, babası gibi bir anlamda haç getirtiyor. Böylece dili saptırarak laf curcunalığını da başlatmış oluyor. Roma imparatorluğunda arenaya köleler getirilir, gladyatörlerin eline kılıç verilir, Yahudi de baş parmağını ileriye uzatarak halkı coştururmuş (parmağını aşağıya çevirmesi ölüm işareti oluyormuş): Keselim mi? Halk da birlikte aynı parmak tanımıyla, keselimmm diye bağrışarak coşuyormuş. Yahudi keyif kasılıyormuş soysuzluğun soyluluğu olarak. Türkiye’de bu baş parmak gösterisini dolanır ERBAKAN efendi, dinciyim demekten çekinmeden üstelik. Bu yüzden hep bu şeytanlardan partiler kapatılmıştır Türkiye’de.
Ve Yahudiler, Roma İmparatorluğunu işgalinden sonra İncil’i yırtıyor, Vatikan’ı kuruyor, ilk çarşaf, peçe, çul çaput ile kapatmayı ilerliyor ve ilk papazlara kara çarşafı giydiriyor, din adamları karılarının da saçını tıraş ederek alttan sıkma baş bir örtüyle ve üstüne de bir örtü örterek kapatılıyor. Bu çarşaflı papazlar Avrupa’yı kontrol etmeye kullanılıyor, Avrupa bu yüzden uşaklıktan kurtulamıyor ve bu yüzden Atatürk’üm ‘Yüzünüzü Avrupa’ya dönün’ dedi. ‘Kapatırsa orospuluk yapar’ hizmeti için ilginç bir ön hazırlıktır bu çarşaflar ve de başarılı. Çarşafı başka yörelerde kadınlara giydirilmesi uygun bulunuyor, ihtiyaçlara en kısa yoldan ulaşmanın kuralı kadın, erkek, çocuk, ister çul, çaput, çarşaf, peçe, çuval vs…
Milleti Katolik, Evangelik, Protestan, istan, fistan diye diye bölüyor. Kardeşi kardeşe vurdurmak için bölüp, düşmanlık fitneleyerek de başarısına yardımcı unsur sağladı ve bu başarısıyla da topladı serveti, kirletip aklı girdi yine, her keresinde ama biraz daha dosdoğru ve biraz daha rahatlık alıştırmalarıyla insanlığın koynuna, canına, malına, ırzına...
bahtı açık olsun, yüzü hep gülsün
o narin yavrularımızın geleceği güne
atacağı adımlarda yollarına umutu
gözümün ışığı aydınlıkları olsun diye
yüreğim çiçek açsın huzurlarına
duâm her nefeslerinde yoldaşları olsun
Donumu, gömleğimi, örtümü başıma mı kefen diye mi kullanacağımı, milli ruhumu parmaklayıp, tırnaklayabileceğini siyasetle çözmeye demokratik değilim. Anayasamda kıyafet şartlandırmasının yeri yoktur ve olmayacaktır! Kıyafet, mesleki ihtiyaçlarla belirlenecek sağlık uyumları olarak gerekliliklerdir belki; kaynakçının eldiveni, gözlüğü, ameliyat masasında giyinilecek veya astronot kıyafetine hijiyen durumları gibi… Bunlar mesleki mecburiyetlerdir, bilimsel açıklanabilen… Benim giyeceğime bilimsel keneliği pirelenmesin kimse, eğitim aldığım okulum bu sağlığımı düşünecek güvendir bana… Ordum ordudur, milletin egemenliği milletindir ve hükümet diye seçilenlere haddini ölçüyle verdiğimdir. Hükümete hatırlatacağım bu ölçeğinin vatan, millet, bayrak sağlığına dokunamayacağıdır. O ölçek, benim yegane millet varlığımdır, benim kayıtsız şartsız dokunulmazlığımdır.
Her ortaya çıkanın tellallık hakkı olduğu sanısıyla da ve daha neler neler uyduruklanmaz ki ardına takılacak çıngıraklığına, kuştan öğrendim kuş dilimi, kıştan öğrendim renksizliği dondurabileceğimi, seni nasıl yerinden yurdundan sökeceğim diyenlere meydan değildir vatan yüreğim… tellallık yaptırmaya, tellal kişnemeye ticaret denemesi laboratuarı değildir millet bütünlüğüm…
Çalışmak demek, sağlıklı yaşamak ise, kimin benim adıma ne çalıştığını da bilmem gerekir demektir. Al eline kazma kürek kaz kazabileceğini, yüreğimi mi kazdığın, inancımı mı kazdığın sana önemli değil demek için ücret almaya çalış denilmiyor… bunlar, akıl hastanesinde olması gerekir diye sıfatlanarak korunmaya muhtaçlardır… Kazanılır elbet, önce bağımsızlığını, sonra millet korunmaya ordunu, sonra yuva kurmayı, çocuğuna bahçeyi, altına arabayı, yuvana ortak olmayı aşarak kendine ait evini diye artırabilirsin çalışma olanağını diye sosyoloji, toplumsal vs. bilimlerinden okunur…
Oy veriyorum “Terör elebaşına idam” sağlamaya
Oy veriyorum “ Teröre teslim ol” uygulamaya
Oy veriyorum “Terör teşvik edeni de” yargılamaya
Terörü öldüren halk birliğidir, halk huzur ve refahtır!
Öyleyse hakim, polis, jandarma, halk bu hak tanığıdır!
Oyun nerde ben orda
Dedikçe lütfen çocuklar
Beni de alın aranıza…
Hayal müze yaşımız bir olsun mu her yaşın kendi değeri
Birlikte düşünen her yaş ürünü
Oyun nerde ben orda
Dedikçe lütfen çocuklar
Beni de alın aranıza…
Sadece sizin kadar mızıkçılık hayal müzeme doldurur
Sizinle yine büyürken hem uslu olurum
Önce terörlerin terörlerini yargıla
Terörü türeten düşüncelerde uyan
O savaşında ben varım ey sevgili mimarım
Terör ilan edilecek gün anısı yakınlardaydı
Teröre mücadele varlığına
Anlatanlardı korkuyu ayrıntıda yaşatılmaya kaçırılan
Kaçışların uzağına kadar tuzak kurulan
Ruh gücünde sessizliğine boğulup yaşam doğulan
Ekonomi borsası varlığı
Otopya avcıları
Öcalan canisinin vahşet şiddeti
Otuz bin bebeğimin masumluğunu katletti
Otuz bin parçada istiyorum bedenini…
Şehitlerim af eder beni, af eder beni analar
Babalar af eder, af eder öğretmen, hemşireler
Eğitim,
Harf, rakam, işaret gibi temel ilişkileriyle donatım
Kişisel emeğe özveri kanıtlarıyla bir öğrenim
Ruhun, yüreğin, gönlün, aklın, fikrin, özenin
Birliklerini bütünleşen bilim uygarlığıdır…




-
Yükselen Yildiz
-
Mustafa Aslan
-
Haşim Koç
Tüm YorumlarSEVGILI ANTOLOJI DOSTLARI!
SAIIR ARKADASIMIZ SEVINC KAVUK U KAYBETTIK
BENIM 39 YILLIK COCUKLUK ARKADASIMDI SIZLERINDE BURDAN TANIDIGINIZ BELKIDE BIR COGUNUZLA YAZSTI REAL TANISTI
BU SEVGI DOLU GÜZEL ARKADASIMIZIN ANISINA
BURAYA DÜSÜNCELERINIZI YAZARSANIZ
O OKUYAMAZ AMA ...
Allah mekanini cennet eylesin ablam.
-saygı deger hemşerim kalem tutan ellerinize sağlık şiir olup yazılar temiz duygularınıza sağlık...her zaman yazınız lütfen size duygularınızı damla damla biriktirip duygu denizleri oluşturmak..yakışır..duygu denizleriniz olsun..yazınız yazınız yazınız lütfen...ARAPGİRLİ HAŞİM KOÇ..