Sevinç Kavuk: Hayatı, Biyografisi, Eserl ...

1200

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

SEVİNÇ KAVUK HAYATI

Sevinç Kavuk 1959 dogumlu olsam da 1955 dogumlu kaydedildigimden, daha 11 yasinda ilk ve ortaokulu Arapkir´de tesekkür ve takdirname ile bitirdikten sonra Almanyaya getirildim, bir süre (1 yil) hep nafile geri kacislari denedim...sonra zorunlu yasam alanimi kabullendim...Almanyayi tanimaya calistim, tabii komsu ülkelere de giderek, sonralari Avrupa ve Iskandinav da dahildi bu seyahatlerime... bu arada hic (isci olarak) calismaya ara vermeden, önce e-teknik (otomatiklestirme) okudum sonra mimarligi bitirdim. 1984-1992 arasi artik sadece mimar olarak calistim, sosyal calismalari da birakmistim. 1993den 1999a kadar tekrar sagligimla bogustum, 1999da emekliye ayirildim... buna bir süre alisamadim, son bir kac aydir yeni bir arti yerlesim alani, gerek sosyal, gerek hobiler icerecek yasam stili hazirligi icindeyim.
11 yasindan bu yana hep dipnotlar almistim, hasta olarak yasadigim süreler bu notlari (türkcemi yoklayabilmek amaciyla sectigim kitaplari ceviri yaparken) mola verip dinlenirken düsünmeyi, alistirma yapmayi, düz yazi bicimi siirlestirmeyi denedim …evlenmedim, cocuk yapmadim, bagimsizligi kullanma ile haklandirdim kendimi, bedelini de zevkle ödedim...
Düz yazi bicimi derleme, cevirilerle ve birkac siirimi “Kadin Ve Istemleri” adi altinda istatistik sanslar, insanlik hikayeleri- cok özel ve siir derlemelerim olarak topladim….

Basari, güzel, cirkin gibi rölatif kavramlarda
yasama yine de hep özendim
kendimce.

Her ne kadar
sacmaliklarda kavram olamaz ise de
kendimi biraz sacmalamaya da hakladim
kendimce.

Burada secmek istedigim kadari ile
ve deneyimlerinden yararlandigim
ceviri, makale, siir, deyim, kitap, mecmua, gazete
televizyon, radyo programlarindan izlemlerimi
isim ve cevirmenleri ile belirttim.

Bu ugrasimda bana yardim eden,
birlikleri ile destekleyen,
ümitleri ile yönlendiren,
dostluklari ile güclendiren,
özellikle annem ve babama da
tesekkür etmek isterdim
kendimce…….

Eserleri


Ben kendim eser olacagim diye eserlerim olmadi....
hos, zaten olamazdi
eserlerin canlarini acitacagima kendimi acitirim secimini yapamazdim...
Bir süre yorumlamayi kendime ödev edinecegim,
-bu tutku- su an icimde yanip tutusan bir duygu,
belki sanat askini yakindan taniyabilmeye
bir yol mudur acaba henüz bilmiyorum!
degerini hissediyorum sadece...
sorumlulugunu, önemliligini...
o dopdolu yürekliliklerle
yüz yüze olmayi....
öyle bir sey
geciti gibi
iste...