Yeryüzünü doğa kuran yüce Allah’ım
Doğallığın içinde en nadide çiçeğinse insanlığım
Doğaya dünyanın bağrını beşik kuran Allah’ım
Ana dölünde bir damlayı bahar yeşerense çiçeğim
Benimse, bahtım kara olduğu
Senin de çok güzel şansın var
Bulunur, buluşulamaz şu hale
Köprüyü de kuramıyorum işte
Benim içim mi sıkılan, o sözde
Soruyorsunuz böyle rahatlıkla ve biliyorum ki
Varlığınız SEVGİ, varlığımı sevdiğim gibi
İçimde misafirimi taşıyorum hediyesi SEVGİ
İlahiyat, tıp, hukuk ve mimarıyla tüm sanat birliği
Buna Ruh da der halk dili, ağlarız ya gidenlerimize hani …
Kaliforniya,
şöyle rastlantıyla bir portakal yiyerek
yaşamak için güzel bir yermiş.
Her yıl bir parça da IQ kaybedilirmiş.
Amerika´ya kritik yok!
Armağan sevgiye eşdeğerdedir;
sevgiyle de arandığı kadarıyla.
Ama veren için öneri gibi;
o en güzel zevki
tertiplemeye.
Kendi yararı gibi
Şaşmamak içten değil. Bu soru soruldu, yaşlı, genç, bay, hanım, öylesine parlak, öylesine güzel ve tamamen aynı görüşe dayanan yanıtlardı, dinlediğim. Bu kadar aydın görüşlü bir toplum olduğuyla, Türkiye’de hükümet sorunu niye çalkalatılıyor, anlayamıyorum ben…
Bilgi ulaştırılabiliyor, düşünen de var. Bundan zaten şüphe etmek saçmalık. Türkün doğuşudur düşünmek! İşte en güzel ispattı bu. Peki, ne oluyor Türkiye’me? Her ülke hakkında bu kadar kesin, endişesiz ve dosdoğru düşünebilen bir millet, kendi vatanı hakkında düşünceye hakimiyetini koruyamıyor olan bu son yılların neticelerine şaşmamak içten değil…
Biraz düşüneceğim bunu, ama elimde malzeme yok, hangi konu çerçevesinde araştırıp derleme çalışmaya cüret edeyim diye… çok ilginç bu bilinç ve bilginin Türkiye içinde, Türkiye hakkına işleyemiyor oluşu… çok ilginç… bir iç savaş yaratmayı hep başarılı olarak hayatta tutan Demirel’den beri hükümetlerin hepsi ve AKP’de toplanan bu bütün pislikler, demokrasi hayata hiç sokulmasın emeğinde direniyorlar daha ve daha da güçlüce… laf ebeciliği oynu cirit atıyor daha beter halde… şehit sayısı yüksek oldukça sırıtan gözleri içimi bulandırdığı için, gözümü kapatıyor, dinliyorum sadece… ama o görüntülerde kustuğum az değildi… midem çok hassas… vicdanımın midesi hassas…
Akşamları açarım bazen televizyonu ama, ya onun suratını duvara çeviririm, ya benim arkam dönüktür kitabımın başında… haa, bir de bilgisayar var ya, o bana kalem kağıt olmayı başardı sanıyor… hoş, haksız da değil hani…bazen de kitap yerine onun başına geçer, otururum…böyle gözlerim okur, kulağım dinlerken aynı zamanda arkadaşlıklar, dünyalar ediniriz kendimize... hoştur o an içim, bir hoş da ben olurum, geçiniriz kaymak gibi birlikte…
Merak dolu içimin çocuğuna ayrımsamıyorum
her şeye doyasıya takıldığını, hevesini de…
doydukça çekilmez oluyorsa da artan seçiciliği;
dağ, taş, dere, tepe…güzel bir şey daha…güzel bir şey…
İngilizce sayıları öğrenmeyi denedim
One Adam Tu Adam diye ekledim
Bir Adam iki Adam gibi bir deneyimle
Düşünce laboratuarıma alayım dedim
Utanç çağı olarak insanlığı sömürge eden vahşetleri
Ne kadar gerçekse ve örtülemiyorsa ayıbı
Teknoloji o kadar gerçek gelişti şüphesiz mucizeyi
Kutlamaya değer olabilmesi için ne yazık ki
İnsanlığın huzur ve refahına kullanmaları gerekli…
‘‘’ama hala anlatmaya korkuyorum... Ne olur ne olmaz...’’’* gibi bir ortamlarda doğduğuna
af sığınmak değil önem, hem öyle de anlaşılmaz…
korkuyorum, çünkü anlaşılan güven vermiyor,
bil ki
anlatılanların güven olduğu sarsıntıya uğratılıyor,




-
Yükselen Yildiz
-
Mustafa Aslan
-
Haşim Koç
Tüm YorumlarSEVGILI ANTOLOJI DOSTLARI!
SAIIR ARKADASIMIZ SEVINC KAVUK U KAYBETTIK
BENIM 39 YILLIK COCUKLUK ARKADASIMDI SIZLERINDE BURDAN TANIDIGINIZ BELKIDE BIR COGUNUZLA YAZSTI REAL TANISTI
BU SEVGI DOLU GÜZEL ARKADASIMIZIN ANISINA
BURAYA DÜSÜNCELERINIZI YAZARSANIZ
O OKUYAMAZ AMA ...
Allah mekanini cennet eylesin ablam.
-saygı deger hemşerim kalem tutan ellerinize sağlık şiir olup yazılar temiz duygularınıza sağlık...her zaman yazınız lütfen size duygularınızı damla damla biriktirip duygu denizleri oluşturmak..yakışır..duygu denizleriniz olsun..yazınız yazınız yazınız lütfen...ARAPGİRLİ HAŞİM KOÇ..