Sevgi Yanılgısı
Evrenin en çıplak gerçeğidir oysa;
Doğduğumuz an koparız bütünden, fırlatılırız dünyaya.
Bir başımıza, yapa yalnız ve çaresiz kalırız,
İşte bu ayrılık korkusudur ruhumuzu kemiren, bizi delirten.
Sen bu dehşeti, uyum sağlayarak aşacağını mı sandın;
Sürüye katılarak, sistemin kalıplarına sığınarak...
Bilmiyorsun sevgili, sevmeyi hiç bilmiyorsun,
Çünkü sevgiyi, yalnızlığa pansuman bir sığınak sanıyorsun.
Bir nesne arıyorsun kendine, pazardan seçer gibi,
"Doğru insanı" bulursam her şey çözülür diyorsun.
Oysa sevgi bir nesneye kapılmak değil, bir yetenektir,
Bir edilgenlik değil, ruhun en etken eylemidir.
Sen vermeden almanın, emeklemeden koşmanın peşindesin,
Bir tüccar gibi, kalbinin muhasebesini tutuyorsun.
Oysa sevmek bir sanattır; bilgi ister, çaba ve sabır ister,
Sen ise bu sanatı, rastlantısal bir piyango mu sanıyorsun.
Korkuyorsun kendinle yüzleşmekten, kendini sevmekten,
Kendini bilmeyen, ötekinde ancak kendi boşluğunu arar.
Beni bir ayna gibi kullanıyorsun yalnızlığına,
Oysa gerçek sevgi, iki ayrı canın bir olması,
Ama yine de iki ayrı can olarak kalabilmesidir.
Sen bir mülkiyet, bir erime, bir uyuşma istiyorsun,
Ayrılık sancısını, sahte bir çılgınlıkla örtüyorsun.
Uyan bu yanılgıdan, bak etrafına;
Modern çağın insanı nesneleştiren çarkı dönüyor.
Eğer kırılmayacaksa bu yalnızlığın buzdan duvarı,
Bilinçle, saygıyla, sorumlulukla yaklaşmalısın
Sevmek, bir pazar takası değil, varoluşsal bir başkaldırıdır;
Ve sen bu sanatı öğrenene dek,
Her aşkın sonu, o eski, derin yalnızlığa çıkacaktır.
Kayıt Tarihi : 6.11.2026 22:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!