Ben seni, Teoriyle pratiği birleştirdiğin, oportünizm saltanatını tekmelediğin usunla sevdim. Bilgi dağarcığının derinliklerinde özgürlüğe yelken açtım, gelecek güzel günler için. Ve günleri gecelere, geceleri aylara, ayları yıllara nakış nakış işledim, ey sevgili.
Ben seni, Aslanın ağzındaki ekmeği kazanma idealinle sevdim. İdeallerin en yücesi emek sevgimin kaynağı, şiirimin coşkusu. İdealin, kalbimde patlamaya hazır bir yanardağ. Ve sen, İdealizmin idealitesi...
Ben seni, Tütün sarısının soğan yeşiline çaldığı beyaz haşhaş tadında sevdim. Kızılırmak’ın çeltik tarlalarından, Çukurova’nın beyaz pamuğuna sevda türküleri söyledim. Doğulu ırgatların hasret ağıtları yaktığı gibi... Ve hasretin, yüreğimde sevda türküsüne dönüştüğü gibi...
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta