Sessizliklerin Kadını Şiiri - Mehmet Bildir

Mehmet Bildir
186

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Sessizliklerin Kadını

Sessizliklerin Kadını

Yolda yürürken gölgem kaldı,
ben geri dönemeden karanlığa karıştı.
Adımlarım ağırlaştı,
bacaklarım taşıyamaz oldu.
Sırtımdaki yük öyle büyüktü ki
ne taşa benzedi ne de insana.
Bir kadın bu yükün altında ezildi,
ama hiç kimse onun feryadını duymadı.

Bu kadın, güvenini herkese kaybetti.
İnandı, kırıldı, sustu.
Sustuğu her an içinden bir şehir yıkıldı.
Sustuğu her an içinde bir dağ devrildi.
Sustu, çünkü kelimeler ona ihanet etti.
Sustu, çünkü her cümle yeni bir yarayı büyüttü.
Sustu, çünkü susmak bazen hayatta kalmaktı.

Bu kadın sessizliklerinde umut biriktirdi.
Kimse görmedi, kimse bilmedi.
Kalbinin en gizli köşesinde
bir avuç ışığı sakladı.
O ışık ne kadar küçük olursa olsun,
ona tutundu, ondan vazgeçmedi.
Sessizlikleri umut oldu,
ama umutları sessizliğe gömüldü.

Bu kadının susuşu bile ölümden daha soğuktu.
Çünkü ölümü yalnızca beden taşır,
ama suskunluğu kalp taşır.
Onun suskunluğu
dünyanın bütün mezar taşlarından daha ağırdı.
Yine de kimseyi kırmadı,
kimseyi üzmedi,
kendini susturdu,
çünkü kendi kalbini parçalamak
başkalarının kalbini kırmaktan daha kolaydı.

Bu kadın kadere gömdü bütün umutlarını.
Karanlık kuyulara attı güvenlerini.
Bir uçurumun kenarında biriktirdi
bütün inançlarını.
Asla “belki”nin ucunda yaşamadı.
Asla “olur mu” diye tutunmadı.
Çünkü umut onun için
daima parçalanan bir cam kırığıydı.

O, anlaşılmak istedi.
O, anlaşıldığı yerde sevilmek istedi.
Sevginin kelimelerden çok bakışlarda,
bakışlardan çok kalplerde olduğunu bilmek istedi.
Ama kimse anlamadı.
Kimse görmedi.
Kimse onun sessiz çığlıklarını işitmedi.

Bir kadın yürüdü karanlık sokaklarda.
Gölgeler ona eşlik etti.
Bir kadın sustu kalabalık meydanlarda.
Sessizlik ona eşlik etti.
Bir kadın bekledi umutsuz günlerde.
Yalnızlık ona eşlik etti.
Ve o kadın, hep sustu.

Her gece yıldızlara bakarken
gözlerinde kırık bir ışık vardı.
Her sabah güneşe bakarken
kalbinde kırık bir nefes vardı.
Ve o, kimse bilmeden yaşadı
kendi sessizliğinin mezarında.

Bir kadın vardı.
Gölgelerden çok, acılarını taşıyan.
İnsanlardan çok, yüklerini saklayan.
Kelimelerden çok, suskunluğunu büyüten.
Ve bu kadın,
hayatın bütün ağırlığını sırtında taşırken
kimseyi yaralamadı.
Sadece kendisini yaraladı.

Bütün yaralarıyla,
bütün suskunluklarıyla,
bütün kaybolmuş güvenleriyle,
bir kadın vardı.

Ve bu kadın son nefesinde bile
kimseyi incitmedi.
Son nefesinde bile kalbini susturdu.
Son nefesinde bile umutla baktı gökyüzüne.

O kadın işte orada kaldı.
Bir gölgenin sessizliğinde.
Bir mezarın yalnızlığında.
Bir kalbin feryadında.

Ve o kadın ardında yalnızca
şunu bıraktı:

“Ben sustum,
çünkü dünya beni anlamadı.
Ama bir gün,
sessizliğim gökleri titretecek kadar büyük bir çığlığa dönüşecek.
O gün geldiğinde,
benim adım kalmayacak belki,
ama suskunluğum bütün çağların aynasında yankılanacak.
Çünkü ben sustum,
ama suskunluğum asla susmadı.”

Mehmet Bildir
26.08.2025

Mehmet Bildir
Kayıt Tarihi : 26.8.2025 01:44:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!