Kasabanın en sessiz düellosu bendim.
Öğle güneşi,
Meydanın ortasına
Her şeyi eşit dağıtırdı.
Gölgemi bile.
Ben yine de
Hiç sırtımı dönmezdim.
Eski filmlerden kalmış bir korkuydu bu içimdeki
Insan,
en çok arkasını emanet ettiği yerde
ölürdü.
Bunu kim öğretti,
Hatırlamıyorum.
Hatırladığım tek şey,
Elimin hep kabzasında oluşu.
Kasaba beni
Nişanı şaşmayan biri sandı.
Oysa ben
Barutun kokusunu bile bilmiyordum.
Silah taşımakla
Ateş etmeyi
Aynı şey sandılar.
Ben ise
Her yaklaşanı
Bir kurşun gibi bekledim.
Kimseye ateş etmedim.
Ama herkes
Kaçtı.
Sonra dediler ki:
Bak,
Tek başına da yaşayabiliyor.
Oysa onlar mahzenime hiç inmediler.
Orada,
Yıllarca beklemiş
İsimsiz fıçılar vardı.
Şarap değildi içlerindeki.
Sadece
Kimsenin görmediği kadar
Uzun sürmüş yağmurlardı.
Ben dayanıklıydım,
Çünkü başka ihtimal bırakmamıştım kendime.
Beni güçlü sandılar.
Ben yalnızca
Maskemin yüzüme
Çok erken kurumasına
Engel olamamıştım.
Ve hiçbir yere ait hissedemeyenler bilir;
Bazen insan,
Evsiz olduğu için değil,
Her kapıyı
Kendi eliyle kapattığı için
Üşür.
Kayıt Tarihi : 7.07.2026 04:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!