Yeşil pencerenden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapına
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.
Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak
Ben aşkımla bahar getirdim sana;
başka türlü bir şey benim istediğim:
ne ağaca benzer, ne de buluta.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..
Devamını Oku
ne ağaca benzer, ne de buluta.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..




çektirdiğim arsız çilelerin çilekeşi,
ki sen gece yarısı uykundan uyanıp,
yumulu gözlerinle,
mısralarına heceler seçen sevdalısın…,
esirgeme benden de,
merhametle bakan gözlerini desem,
kederli nazarlarını önüne düşürürsün,
bahtı gibi kömür gözlüm,
ay ışığına yakılmış bir sonat gibi,
sarıl bana ey aşk,
sarıl ve yarama dokun…,
ki soğuk bir su içsem uzakta yâr üşür...,
ve
bir mektupsun o/ndan,
duadan ötesin...,
ah;
evet bir ah/sın sen,
yekûnu simmsiy/ah bir ah,
masumsun,
ve dervişinim...,
gözlerin bana derg/âh,
fermanım elindeki padiş/ah,
kızıl lekesiyle bir garibe verilen kazağın,
garipliği değildir;
aşktan gayrısından soyunmak...,
garipliği;
kendi başına yaşayacak olmasındadır aşkını
garibanın,
buruk, münzevî ve tek...,
aşkı yordular dizelerde, yordular
eziyet verdiler ona imge imge,
aşk berraktır oysa bulanmaz,
ve aşk uslanır bu dizeler uslanmaz,
ki bilirim, aşk;
dizelerle bulunmaz...,
rüzgâra boyun eğmeyen,
yeşil başaklar gibi; darmadağınık ve
dağ başlarındaki ağaçlar gibi
tek başıma kalıyorum gittiğinde,
kervan geçmez bir han oluyorum...,
ah;
Gül bülbül var kuğu göl de olmalıydı ...
Serenadin olmazı...
Yine de güzel bir şiir...
Allah rahmet eylesin Ahmet muhip dıranas
Şiirin.tamamı neden görünmüyor, üye olduğum halde?
SERENAD
Yeşil pencerenden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapına
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.
Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak
Ben aşkımla bahar getirdim sana;
Tozlu yollarından geçtiğim uzak
İklimden şarkılar getirdim sana.
Şeffaf damlalarla titreyen, ağır
Koncanın altında bükülmüş her sak.
Seninçin dallardan süzülen ıtır,
Seninçin karanfil, yasemin zambak...
Bir kuş sesi gelir dudaklarından;
Gözlerin, gönlümde açan nergisler.
Düşen öpüşlerdir dudaklarından
Mor akasyalarda ürperen seher.
Pencerenden bir gül attığın zaman
Işıkla dolacak kalbimin içi.
Geçiyorum mevsim gibi kapından
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.
İlk gençlik yıllarımın şiirlerinden..ayrı bir tat..apayrı bir hülya. Çocuksu yanıma götürdü günün şiiri..naif..
rahmet olsun şairine, güzel bir şiir..
şiirin altına geldiğimde
eğer şairin ismini okumasam
inanınki bizlerden biri yazmış
tam sanıyordumki
neyse silkinip kendime geldim:)
ustaya laf etçek kadar büyümedin daha
haddini bil!!! dedim
kendime: ulu orta:)
Sizi her okumamda şu naciz ben biraz daha şiir oluyorum. Ve size, ey Dranas Usta bir kez daha size imreniyorum. Tıpkı sizin de imrendiğiniz gibi şehrin üstünden geçen bulutlara...
Güzel şiir ama yarım olmasa...
ne imrenilesi eski aşklar..
evinin önünden bile geçmek ne büyük bişey..
geç doğduğumuzu düşünüyorum.o kutsal duyguyu...yüceliğine yakışır güzellikte yaşayamadığımız için..
bizim zamanımızda..diye başlasam o kadar yaşın yok ki derler ama bizim kasaba da komşu kızlarına sevdalanılmazdı..uzaktan sevmeler vardı...acı çekmeler...platonikler...tokalaşırken dokunulan ellerin kokusu çıkmasın diye ''ellerimi hiç yıkamayacağım'' serenatları yapılırdı...
ne acınası bir tablodur hele ki internetten sonra ki sevda madalları(!)..
ben en iyisi saygıdeğer üstad Ahmet Muhip Dranas vr onun gibi üstadların sayfalarına uğrayıp kopya çekeyim gerçek aşkı anlamak için(!)
sevgili üstadı saygıyla anıyorum
nurcan usta
Bu şiir ile ilgili 43 tane yorum bulunmakta