SERHAT GAZİ.
Bazı aşklar kavuşamaz… ama hiç bitmez.
Biz birbirimizi yanlış zamanda sevdik,
Belki de doğru insanlardık,
Ama yanlış bir dünyanın içinde…
Sen benim kalbime ev oldun,
Ben senin ömrüne sığamayan bir misafir.
Oysa ben seni öyle sevmiştim ki,
Adını duysam susardı içimdeki bütün acılar,
Bir gülüşün yetiyordu dünyaya inanmama,
Bir bakışın, ömrümden eksilen yıllarıma…
Ben seninle yaşlanmayı düşlerken,
Kader bize birbirimizden uzak yollar çizmişti.
Biliyor musun?
İnsan en çok, kavuşabileceğine inandığı yerde kaybediyor sevdiğini.
Bir gün elini tutacağına inandığı o eli,
Ömrü boyunca yalnızca hayallerinde arıyor.
Ve en acısı ne biliyor musun?
Bir insanı unutamamak değil,
Onu hâlâ severken yokluğuna alışmak…
Ben şimdi seni,
Kimsenin bilmediği bir yerde seviyorum.
Ne bir kapını çalabiliyorum,
Ne de içimdeki özlemi susturabiliyorum.
Geceleri adını anıyorum usulca,
Sanki duyarsan geri dönersin diye…
Sanki dünya bütün yanlışlarından utanır,
Kader bize bir kez olsun merhamet eder diye…
Ama sen yoksun.
Ve bazı yokluklar vardır ki,
Bir insanın hayatından çok daha fazlasını götürür.
Sesini alır, neşesini alır,
Gözlerinin içindeki o eski ışığı alır.
Sonra insan aynaya bakar da anlayamaz;
Yaşayan kendisi midir,
Yoksa içinde çoktan gömülmüş biri mi?
Keşke bir gün karşılaşsak…
Yıllar yüzümüze çizgiler bırakmış olsa bile,
Gözlerimiz birbirini ilk günkü gibi tanısa.
Hiçbir şey sormasan bana,
Ben de sana neden gittiğini anlatmasam.
Sadece birkaç saniye baksak birbirimize…
Ve o bakışta anlatsak
Yıllarca içimizde sakladığımız bütün cümleleri.
Belki gözlerin dolar,
Belki başını eğersin,
Belki de hiçbir şey olmamış gibi geçip gidersin.
Ama bil ki sevgilim,
Ben o gün de sana kızamam.
Çünkü insan,
Kalbinin bir parçası olan kişiye
Ne kadar kırılırsa kırılsın,
Onu sevmekten bir türlü vazgeçemiyor.
Ben seni bir ömür bekler miyim, bilmiyorum…
Ama bir ömür içimde taşıyacağımı biliyorum.
Belki başka sabahlara uyanacağım,
Belki başka insanlarla konuşacağım,
Belki herkes beni iyileşmiş sanacak.
Oysa bazı yaralar kapanmıyor;
Yalnızca kimse görmesin diye
Üzerine bir ömürlük sessizlik örtülüyor.
Ve bir gün ben de gidersem bu dünyadan,
Arkamdan çok ağlamasınlar.
Bir avuç toprağa bırakırken bedenimi,
Beni sensiz yaşamak zorunda kalan
O yorgun kalbimden sorsunlar.
Çünkü ben bu dünyada
Sana kavuşamamanın acısını çektim,
Seni unutmanın değil…
Şayet bir gün yolun düşerse
Bir zamanlar hayaller kurduğumuz yerlere,
Bir serçe görürsen pencerenin kenarında,
Başını eğmiş, kanatlarını toplamışsa…
Bil ki belki de benim içimde kalan
Son umut kırıntısıdır o.
Ona dokunma ne olur,
Korkutma, kaldırma başını…
Çünkü o da benim gibi
Birini beklemekten yorulmuştur.
Ve eğer bir gün gökyüzünde
Bütün serçeler susarsa,
Rüzgâr bile dallara dokunmaya kıyamazsa,
Bir kuş son kez adını söyleyip
Sessizce düşerse toprağa…
Bil ki sevgilim,
Bazı kalpler ayrılığa dayanır,
Bazı gözler yıllarca ağlar,
Bazı insanlar kavuşamadan yaşlanır…
Ama bazı aşklar vardır ki
Ne ölüm bitirebilir onları,
Ne zaman silebilir izlerini,
Ne de dünya susturabilir içlerindeki o son çığlığı…
Çünkü insan sevdiğinden ayrı yaşar da,
Sevdiğinin yokluğunda kendinden eksilir.
Ve ben seni öyle sevdim ki,
Bir gün bütün gökyüzü ağlasa,
Denizler taşsa, dağlar yıkılsa,
Yeryüzündeki bütün çiçekler boynunu bükse…
Yine de benim içimdeki acıyı
Hiçbir yağmur anlatamaz.
Çünkü sen benim kavuşamadığım sevdam,
Söyleyemediğim son sözüm,
Ömrümün en güzel yarası,
Ve ölene kadar içimde kalacak
O yarım kalmış hikâyemsin…
Şimdi son bir sözüm var sana;
Eğer bir gün beni hatırlarsan,
Bir serçenin gözlerine bak…
Çünkü ben seni beklerken öğrendim,
Bazı gözyaşları toprağa düşmez,
Bazı acılar dile gelmez,
Bazı vedalar hiç bitmez
Ve unutma sevgili…
Serçeler ağlarsa ölür.
Kayıt Tarihi : 27.10.2026 15:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!