Seni sevmek yâr,
Uzak bir memlekette ezan sesini duymak gibi,
Hem içime işleyen bir huzur,
Hem de yetişemediğim bir dua gibi...
Adını her andığımda bir ömrüm eksiliyor,
Ben seni görmeden de sevdim,
Dokunmadan da özledim.
Meğer insan, hiç sarılamadığı birine
Bütün ömrüyle sarılabilirmiş...
Bilmezsin yâr,
Kaç baharı hicranına kurban ettim,
Kaç sabahı seninle uyanmak için bekledim.
Bir tek senin gözlerinde dinlensin istedim yorgunluğum,
Bir tek senin sesinde bulsun sükûneti ruhum.
Ne senden vazgeçmeye razı geldi gönlüm,
Ne de sana varmaya müsaade etti kaderim.
Ben seni alnıma yazılmış bir nasip bildim,
Kavuşamasam da ömrümün en güzel yerinde sakladım...
Olur da bir gün çıkıp gelirsen yâr,
Ne geçen yılları sor ne de ağaran saçlarımı.
Yalnızca başını koy şu yorgun göğsüme,
Dinle, hâlâ senin adınla çarpan kalbimi.
Bil ki ben seni bir ömür değil,
Ömrümden geriye kalan bütün dualarda bekledim.
Ve eğer bu dünyada nasip olmazsa vuslatın,
Mahşerin kalabalığında da seni ararım.
Çünkü ben seni yalnız yaşarken değil yâr,
Toprağa karıştıktan sonra bile
Bir duanın içinde sevecek kadar sevdim...
Kayıt Tarihi : 14.10.2026 07:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!