Dipsiz bataklıkların çamurlarına saplandın,
Güzelliklerin üstüne karanlığı kattın sen.
Koyu gölgelerin ardında derine saklandın,
Işıl ışıl parlayan günleri çöpe attın sen.
*
Kara bulutlar gökyüzünü sarıp karartırdı,
Yemyeşil ormanların yaprakları sararırdı,
Acımasız duygular gülüşlerin koparırdı,
Pis çirkefin yuvasında günlerce hep yattın sen.
*
Karanlık zindanların kapıları mı inliyor?
Öten kuşların şarkısını tepeler dinliyor,
Merhametsiz esen rüzgarlar nefesi önlüyor,
Zalim Harun misali masumlara kaş çattın sen.
*
Fırtınalı deli denizler gemiyi ezecek,
Çöle dönmüş ovalarda hep böcekler gezecek,
Riyakarların cümlesini adalet çizecek,
Zalimlerin ipini Avrupa'ya uzattın sen.
*
Kara kışın derin ayazı alanda dolaşır,
Acı soğukların pençesi vücuda bulaşır,
O yapayalnız çocukların feryadı ulaşır,
Koyu siyah renklerle odaları donattın sen.
*
Eski zamanların ahbabı uzağa çekilmiş,
Sarıya dönen yapraklar zeminlere dökülmüş,
Yeşeren umut fidanları kökünden sökülmüş,
Gariplerin kalbini oklarınla kanattın sen.
*
Acının mekanında sırlarını gizlemeli,
Soğuk kuyularda son azabını beklemeli,
Hainlerin hilesini kökünden önlemeli,
Mutluluğun adını uzaklarda arattın sen.
Kayıt Tarihi : 29.05.2026 13:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!