Önce güneş ışıkları sapsarı buğday tarlalarında parıltılar bırakıp umut dağıtıyordu herkese...
Sonra bütün o parıltılar kayıp giden ve uzay boşluğunda kaybolan bir yıldızın enkazı oluverdi...
Aşk dediğin önce umuda bulayıp tüm hisleri sonra ağır bir köpek karanlığı eşliğinde umutsuzluk denizine atmakmış, herşeyi kimi bulutlu havalarda...
Sonra ardına bakmadan kaçma isteği başlıyordu tüm göz göze bakışmalarda...
Ben o dipsiz karanlığın tüm oyunlarını öğrendim, ya sen?
Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin,
bugün dudağında başka bir tad var,
boyunda başka bir yücelik.
Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.
Ayın gökyüzüne bugün sığmamış.
Devamını Oku
bugün dudağında başka bir tad var,
boyunda başka bir yücelik.
Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.
Ayın gökyüzüne bugün sığmamış.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta