Yürüyorum, yağmura aldırmadan;
Düşen damlaları da umursamıyorum.
Sadece yürüyorum, şemsiyem kapalı...
Camdan süzülen yağmur tanesi gibi,
Toprağa karışıyor gözyaşım.
Her damlada biraz daha eksiliyorum,
Her damlada biraz daha sana yaklaşıyorum.
Sessizlik en büyük çığlığım,
Ve sen duymuyorsun.
Üşüyorum seni düşünürken titreyen kalbimle,
Gözyaşım ritim tutuyor yağmur damlalarına.
Sana yaslanmayı bekliyor, yağmur altında ıslanan omuzlarım;
Beklemek de özlemenin ta kendisi,
Ve ben seni hep özlüyorum.
Sokaklar ıslak, ayaklarım da;
Ama içimdeki yangın sönmüyor.
Her damlada adın düşüyor avuçlarına,
Toplayıp cebime koyuyorum usulca.
Akşamın matem rengi çöktü yine üstüme,
Gri bulutlar toplandı kirpiklerimin ucuna.
Yine de biliyorum;
En koyu lacivertin ardından mutlaka bir yıldız doğar.
Sevda yükü ne ağırdır...
Biraz gözyaşı, derin bir iç çekme, kocaman bir sessizlik;
Zamansız biten bir melodi gibi.
Suskun bir gül açar içimin en kuytusunda.
Belki bir gün açar güneş,
Islanır kirpiklerim bu kez sevinçten.
Ve o gün şemsiyem yine kapalı;
Çünkü artık sen yağarsın üstüme, kucaklarım seni.
Susar kalbimin gürültüsü, dinlerim ruhumun fısıltısını;
O gün konuşmayız bile,
Sessizlik en yüksek sesimiz olur.
Yarım kalan bütün cümleler,
Yağmurla yıkanmış kaldırımlara yazılır.
Ve o gün bayram olur bana;
Eline şeker verilmiş bir çocuk gibi...
Sığmaz sevincim hiçbir yere,
Ellerim ceplerimde yürürüm seninle.
Kayıt Tarihi : 1.08.2026 18:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!