Atılan her adımla, sarsıldı dağlar taşlar
Yanılgıyı yaşadı, gururla kalkan başlar,
Gurur yok etti aklı: " Nerden geldik, nereye? "
Gölünde boğdu onu, pişmanlık dolu yaşlar.
(21.11.1990)
Bekle beni geleceğim, vakit biraz geç olsa da,
Senin için topladığım güller zamanla solsa da,
Aşkı öğreten gözlerin beni yaşlanmış bulsa da,
Bekle beni geleceğim, vakit biraz geç olsa da.
Hasretimiz bitecek, yaz bitip güz gelse de,
Ben sana sevgimi al demedim mi?
Ellerin elimde kal demedim mi?
Öpülesi dudağın bal demedim mi?
Nasıl anlatayım aşkımı sana,
Hadi hadi güzelim anlasana.
Yayla gibi gelur bana, yemyeşildir gözlerun,
Kahvaltıda ne yedin ki, baldan tatlı sözlerun.
Elum bıçağuma gider, oynarum horon havası,
Karadeniz kızısın sen, pişireysun hamsi tavası.
Ha Uşak ha, hopla da gel,
Fırla da meydan fırlama görsün,
Dört dön sahayı, turlama görsün,
Sağ göster, sol vur; sollama görsün…
İşte saha, işte saha…
Bir gol daha, bir gol daha…
Aldın aklımı başımdan,
Şimdi geri vermiyorsun,
Ne edepsiz şeysin öyle,
Beni sinirlendiriyorsun.
Şapkanı önüne koy düşün,
Ben kırlarda pek çok gezerim,
Hep siyahtır elbiselerim.
Geceler siyahtır,
Ben geceyi severim.
Hep siyahtır elbiselerim.
Engin Efendi bize şerefsiz demiş,
Zatın küfür lügatı zengindir,
Şerefsizler nerden bilsin doğruyu,,
Biliriz ki şerefsizlik engindir.
Yeşildir yemyeşildir
Ordu’nun ormanları,
Tepelerde ev yapar,
Üşenmez adamları.
Yolları kıvrım kıvrım uzanır,
Fındık yer misun ?
Ben sağa sevduğum dedum,
Sen de bağa der misun ?
Gözün yukarularda
Hiç bağa bakmayisun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!