Kahve almış geliyorsun, elinde iki bardak,
Oturup ta içelim, gölgeli serin çardak,
Deyip te çekiştirdin, tutuverdin kolumu,
Anlamazlıktan geldim, varsın yapsın yolunu.
Oturdu vücudunu hafifçe bana eğdi,
Bir bahar akşamı, sen benim ellerimi tutsaydın,
Bahar yüreğimde açsa, sen gözlerime baksaydın,
Bir şarkı mırıldansak, el eleyken, diz dizeyken,
Notalarla kanatlanıp, yüreğimize aksaydık.
Aşk dediğin duyguları, duygulara katmaktır,
Git, git işine,
Bakmaz gözümün yaşına,
Benden ona ballı börek,
O zehir katar aşıma.
SİYANÜR MÜ NE ?
Bana bir selamın gönder, yaralarıma ilaçtır,
Yolunu gözler dururum, ruhum varlığına açtır.
Kurtuluşum yok ! Olmasın !.. Başka ilaç kâr eylemez,
Bilirim ki bülbül güle; gönlüm aşkına muhtaçtır.
HER GÜN EN AZ BİR DOZ
Ey turnalar sözüm size,
Alın götürün beni uzaklara,
Kimseler gelmesin ardımdan, aramasın,
Beni gömsünler gurbetteki topraklara.
Alnımdaki yazı ne der bilmem,
Haydi gel seninle
Bir film çevirelim,
Kötüleri bulalım,
Tek tek devirelim.
Evirelim, çevirelim,
Çiğ tanelerine sordum seni, dağların ardında mısın ?
Yokluğun bulutlarda yağmur oldu, tabiatın çarkında mısın ?
Rüzgarlar seni getirsin diye, bulutlara ismini yazdım,
Esen yellerle kendi kokumu gönderdim sana, farkında mısın ?
Kokum gelir mi rüzgarla,
Saçlarını topuz yapmış, çıkıyır piyasaya,
Görünüş hanım hanımcık, gerek yoktur tasaya.
Annenin haberi yok, görünüyor çatalı,
Dudakta kırmızı ruj, yanaklarında alı.
Bir eda, bir çalımla bizlere anlatıyor,
Yüce dağlardan toplan, karakovandan balı.
Nerdesin
Seni arar dururum
Tatlı kız.
Seni görünce
Kalbim alıyor hız.
Ama;
Hayat ben yoruldum, sen yordun beni,
Bırakmadın ki yakamı rahat edeyim,
Dik yokuşlara çıktı hep yolum,
Seni bırakıp ta nasıl gideyim.
Hayat hep yokuşla mı doludur,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!