Söyle ey insan..!
Girmezse mazluma sıkılan kurşun,
Bütün şiddeti
Ve bütün kuvvetiyle girmezse beynine;
Beyninden çıkıp da değer mi zalimin zulmüne kurşun,
Zindan edebilir mi bu dünyayı zalime?!
Mutsuz musun?
Başkasından bekleme...
Dokun kendi yüreğine;
Mazlumun ve mağdurun,
Yoksulun ve yoksunun,
Gün görmemiş mahzunun yüreğinden dokun...
Hayır...
Hayır! Dönmek istemiyorum!..
Mazi bambaşka...
Söyler misin bana?
Arka dönüp vicdana;
İnsana arka dönüp, nasıl döneyim an/a?
Gözler yine ıslak...
Ve belli ki, ilelebet kurumayacak..!
Nasıl kurusun?!
Nasıl kurusun gözler;
Akarken dünyaya,
Varsın kapatsın ağzını...
Varsın salıvermesin,
Varsın azat etmesin dilinden yüreğini..!
Nasıl olsa tutamıyor,
Nasıl olsa kökünden kesip de atamıyor;
Gözlerinin bana ilan-ı aşk eden dilini..!
Düşle, hesapla değil; nasiple yürür yaşam.
Sen sabahı beklerken, sana el sallar akşam...
(Van. Nisan 2020)
Ne değişir?
Ne değişir ki, mazlum gece gündüz durmadan inim inim inlese,
Bağırdıkça bağırsa;
Tıkalıysa,
Büsbütün tıkalıysa kalplerin kulakları, sağırsa?!
Nedense hep nehir çayı,
Çay dereyi,
Dere arkı içiyor;
Ark dereyi,
Dere çayı,
Çay nehri hiç içmiyor...
İnsan şimdi neden mi birbirine yasaklı?
Yasaklı, çünkü çoğu maske ardında saklı...
(Van. Eylül 2024)
Sıkıştım...
Sıkıştım! Nefes alamıyorum..!
Boşalırsa eğer,
Kalplerden boşalırsa genişler dünya...
Ve yeniden başlarız nefes almaya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!