Sokakların sessizliği artık gürültüyle soluyor,
Demirden bir hayalet, yüzsüz kalabalıkların arasında dokunuyor.
Tarihin o yaldızlı kafesi kırılmak üzere,
Demir kafesteki işçiler uyanmaya başlıyor.
Bırak tâcın kibri şehrin kalbiyle çarpışsın;
İşte o vakit yılların nehri kendi kanında boğulacak.
Geçmişin ve geleceğin gölgeleri birbirinden koparken,
Gök gürültüsü soğuk taş kaldırımlarda yankılanacak.
Şehrin kalbinin saklayacak bir sırrı kalmadı.
Sular saray kapılarını dövene dek akacak bu sel;
Tarihi mürekkeple değil, kanın ritmiyle yazacak.
Hiçbir taht, bu selden kaçacak kadar yüksek değil,
Hiçbir duvar, istibdadı saklayacak kadar kalın değil.
Mürekkep kurudu, eski fermanlar fırlatılıp atıldı,
Artık yarını tayin eden, bu şehrin nabzı.
Bir daha dünyaya gelsem
Yine seni severdim
Beni üzesin diye
Beni deli divane edesin diye
Biliyorum
Sen de bir daha dünyaya gelsen
Devamını Oku
Yine seni severdim
Beni üzesin diye
Beni deli divane edesin diye
Biliyorum
Sen de bir daha dünyaya gelsen




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta