Sedat Demirkaya Şiirleri

182

ŞİİR


17

TAKİPÇİ

Sedat Demirkaya

gün batmadan atlar baharı sırtlar
üç günlük ömrün uykularını taşır eylüle
ne yağmurlar ıslatır beni ne rüzgar savurur
istemem sarı yaprakların geniz yakan hüznünü
zaman akar avuçlarımdan tüketir ayrılıkların ömrünü

Devamını Oku
Sedat Demirkaya

türkçem,
yürek yangınım benim
öyle berrak, öyle derin
biz ne sisli kavşaklardan sıyrılıp da gelmişiz
her sözcüğün gazi,
her ek'in bir kahramandır bugün senin.

Devamını Oku
Sedat Demirkaya

Şu yalan dünyaya geldim geleli
Tas tas içtim ağuları sağ iken
Kahpe felek vermez benim muradım
Viran oldum mor sümbüllü bağ iken

Aradılar bir tenhada buldular

Devamını Oku
Sedat Demirkaya

Son zamanların moda bir deyimi bu: “An’ı yaşa! ”

Bu deyimi kullanan insanlara bakıyorum, bu kavramı “gününü gün etmek”, nasıl bir anlam yüklüyorlarsa “dolu dolu yaşamak”, kimi zaman da “felekten bir gün çalmak” gibi kullanıyorlar.

Kendi kendime sordum; bu yorumları beğenmiyorsun, peki sence ne demek?

Devamını Oku
Sedat Demirkaya

Bir insan bir insanı bir şey görür, bu hayattır.
Bir insan bir insanı birçok şey görür, bu sevgidir.
Bir insan bir insanı her şey görür, bu aşktır.
Bir insan bir insanı hiçbir şey görür, bu doğu’dur.
Bir insan bir insanı görmez, bu ölümdür.

Devamını Oku
Sedat Demirkaya

Her alayın
bir sancağı olur.
Ay yıldızlı, sırmalı.
Hücum!
Emri verildiğinde
En önde sancak gider, düşmana doğru.

Devamını Oku
Sedat Demirkaya

Yıllar önce, herkesin mutlu bir şekilde yaşadığı Hamelin’i fareler basmıştı.

Kemirgen olan bu hayvanlar, başta yiyecekler olmak üzere her şeyi yok ediyordu. Bu durum Hamelin halkı için dayanılmaz bir hal almıştı. Fakat Kraliçe sorunun önemini bir türlü anlamıyordu. Kraliçe cimri olduğundan gereksiz harcamalarda bulunmak istemiyor, basit tuzaklarla farelerden kurtulabileceklerine inanıyordu. Ama farelerin saraya kadar ulaşması Kraliçenin fikrini bir anda değiştirdi.

Kraliçe, kavalının yardımı ile fareleri yok etmesiyle ünlü olan genci derhal saraya çağırttı.

Devamını Oku
Sedat Demirkaya

Şimdi siz, gözlerinizde yılların coşkusu,
Bir sofrada harelenmiş sohbetler;
Çevrenizde alev almış otuz yıl var
Afiyet olsun, olsun be dostlar!

Şimdi siz ey canlar

Devamını Oku