Bugün "göz" muayenesi vardı, ışık tutup derinlere baktılar,
"Görüyor musun bu renkleri, seçiyor musun bu dünyayı?" dediler.
Odaklanamadım doktor, bakışlarım hep o puslu sabaha takılıyor,
Benim dünyam o iki dakikalık kıyametin külleriyle çoktan kapandı.
Boşuna ışık tutmayın feri sönmüş bu siyah boşluklara,
Gözlerim onda kalmış doktor; ben bu karanlıktan nasıl çıkayım?
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta