Tavan arasındaki tozlu bir kitabın sayfaları arasında
Ayraç görevi verilmiş ki bana
Yolumun üzerindeki bir karanlığa
Bir aydınlığa zikzak yaparak ilerliyorum
Ne dağ var ne yol
Yok ağaçlar da
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




Tek bir şamama yetiyor işte..
Bir bostana çıkmasa da yol.. Dağlara, patikalara rüyalar merdiven ya.. O gençlik nanesi gibi kokuyor hala, tazecik, şimdi kesilmiş kadar bir dilim şamama...
Ne gerek var imgelere, ironiye..
Çok şıktı. Kutlarım Nimet Hanım..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta