Ebed O'na (s.a.v.) âşık, meftundur ezel
Sevdin mi hiç gönül böyle bir güzel?
Muhammed'di o güzelliğin adı
Kimler o güzele sevdalanmadı?
Yusuf'un (a.s.) aşkından geçen teninden
Tutup parmağını hançerle yardı
Oysa Efendim'in (s.a.v.) güzelliğinden
O hançeri yüreğine saplardı
Ağırladık bir ay sultanımızı
Geçti gitti silinmeyen izlerle
Tekrar çalar diye şu kapımızı
Uğurladık hasret dolu gözlerle
Sanma ki ‘âh’larım isyan derdime
Arzum, Allah’ımı ifhâm derdime
İcâbet inâyet imiş, derkettim
Dostun duâsıdır derman derdime
İnandık Sen ‘Bir’sin ey yüce varlık
Yakışır mı ‘Bir’den hiç büyük olmak?
Sen ‘Bir’ isen düşer bize sıfırlık
Marifet bu: Nefsini sıfırlamak
Sinesine düşen her bir fidanda
Ses verdi o toprak inlercesine
Seyrederken medeniyet (!) bir yanda
Şâhit olduk ya Râb binlercesine
Ölüm var, düşünmez mi o insan
'Dünya benim' diyen hani ya nerde?
Adı olsa dahi Sultan Süleyman
Yatıyor sonunda bir avuç yerde
Kimler gelip geçti hayatta kimler?
Kulak ver gâipten gelen o sese!
Nice Ahmet Hanlar, nice Selimler
Ah şu taşlar dile gelip söylese!
Bu cümleyle karşıladık her sene mahyalardan seni
Sultana yakışır bir karşılama olmalıydı çünkü
Temennâmız eksik olmamalıydı sana
Ramazan dendi mi akan sular dururdu bizim için
Farklı bir zamanın farklı bir idrakiydin sen bizim için
Ey Gönül, Rabbine bir niyâz eyle!
Öyle ki, aşkından kaynarcasına
Hiç bir kere ‘Allah’ dedin mi söyle!
Varlığın yerinden oynarcasına?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!