Ağırlığınca altın, olmalıymış değerin
Göreni cezbediyor tıpkı bir sihir gibi
Atının terkisinde siyah gümüş eğerin
Ezelden asil bir soy, tıpkı bir şiir gibi
Bir türküsün dilimde
nicedir mırıldandığım
gönül lisanıyla name yapıp
bam teline dokunan
sazımda ve sözümde övdüğüm
Taş üstüne oturmuş seyredersin denizi
Anlatmazsın derdini, duyguların özürlü
Denizin tuzlu suyu yakmıyor mu genizi
İçini kemiren ne, soramadın Bir Türlü_
Kimlere güvendiysem sillesini yemişim
Sanma sende ahımı alamadın Bir Türlü
Ayağına kapanıp sana gitme demişim
Gururuna yenildin kalamadın Bir Türlü_
Sinirden üşümüş üstünü örtmüş
Anlamsız tavırlar bıkmaz Bir Türlü_
Kafayı sıyırmış hepten üşütmüş
Depresyona girmiş çıkmaz Bir Türlü_
Varsın yürek dönsün köze
Bırak yansın haşlanalım
Bakışalım hep göz göze
Bir yastıkta yaşlanalım
Su gibidir, geçer vakit
Aşktan nasiplenmiştik, uzun uzun bakıştık
Sevip mutlu olmaktı, dünyadaki gayemiz
Leyla mecnun misali, gayet güzel yakıştık
Bitmeyen bir masaldı, bu BİZİM HİKÂYEMİZ
Yalnızlığa sığındım, geceyi dost edindim
Gönül bahçem kuraktı, bir kere sulamadım
Zorla güzellik olmaz, uğraştım da didindim
Lakin gönle girecek, henüz yer Bulamadım
Karanlıktayım, hem de zifiri karanlıkta
göz gözü görmüyor
işim yaver gitmiyor
neye elimi atsam ters tepiyor
biraz da olsa ümidim var
ya o da olmasa, zaten bende olmazdım
Ne sen beni tanıyordun
Ne de ben seni
ikimizde tatil için gelmiştik memleketimize
Sıcak bir Ağustos ayının sonlarında rastladım sana
aramızda 10 bilemedin 15 metre mesafe vardı
göz göze geldik ve uzun uzun öylece bakıştık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!