Diller anlatmaya yetmiyor aşkı,
Sözler aciz kalır aşkta be usta.
Nasıl denir hani yaşayan bilir,
Sevda ile yanmak başka be usta.
Keremi yandırıp köze döndürmüş,
Her şey her şey değişir, değişir zaman bile;
Asırlar gibi gelse, duramaz bir an bile.
Kapıları açık tut, sevgiler çiçek açsın;
Gönül ferman dinlemez, dinlemez sultan bile.
Çankırı-01.07.2004
Hayaller düşleri ezer de geçer,
Mavi ibrişimler sarar sarmalar,
Yüreği umutlar bezer de geçer,
Bir sancı tutuklu yürekte nabzım.
Gözlerimde yoğun sevda seli var;
Aşina yüzler olur, eşten, dosttan;
Yalnızlığa çare aranır boştan.
Her yüze gülenin bir derdi olmalı,
Bize hep böyleleri düşer doğuştan
Başımdaki esrük sevda,
Dağlar gibi, dağlardayım.
Duman tüter, yel savurur,
Savrulanda dağlardayım.
Hem gündüzüm, hem de gecem,
Bakışın karşımda, senle göz göze,
Resminle sohbete dalmış gitmişim.
Ellerin elimde, senle diz dize,
Sevdadan nasibim almış gitmişim.
Kalbime aktıkça, gözünden ışık,
Sayfalara gömülmüş, bilseniz neler vardır.
Kitap rafta tozlanmış, içinde sedef vardır.
Gönüller çiçek açar, yapraklar cana yakın.
Maziyi içten saran, ne sağlam kökler vardır
Yaşını bilmez yer kabuğu,
Çatlak dokunuşunda rüzgâr;
Uzağımda küf kokuları,
Karanlıktan aydınlığa,
Aydınlıktan karanlığa,
Açılır ve kapınır,
Irmaklar uzayıp akar ya hani,
Ben de umutlara öyle bakarım.
Garip boyun büküp bakar ya hani,
Ben de sevdalara öyle bakarım.
Ahlara, ohlara bırakma hüner,
Sizin yaşınızda olmak ne iyi,
Düşünce özgürce, düşler özgürce.
Kelebekler gibi hülyalar kurup,
Ağlamak özgürce, gülmek özgürce.
Özgürce yaşarsın dünü bugünü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!