Konuşan özlemler ne diyor dinle,
Yüreğimi dara sokar duy beni.
İçimdeki sevda devi duymuyor,
Yüreğimi dara sokar duy beni.
Düşüyorum hayallerin peşine,
“Selâm” sesin ile meydan inlesin,
Çatal yürek çatallansın bir daha.
Misafir ağalar seni dinlesin,
El çaprazdan göğse değsin bir daha.
Yiğitlik kanında, asaletin var.
Ben ufukta yeşeren, mavi sabahta tanım;
Ben yürekte yeşeren, semavi vakte canım.
Ufkuma kara bulut kümelenir durmadan;
Zaman içinde acı, demlenir durdurmadan.
Uzaklarda sanarak, üzülme canım sakın,
Sen benim içimdesin,bana benden de yakın.
Gülüşündeki hüzün, ruhuna yayılmasın,
Bana benden yakınsın,unutma bunu sakın.
Uzaklardan sesini, dinleyerek üzüldüm,
Döşeyecek;
Gökyüzünü en güzel bakışların;
Bitmeyecek;
Uçsuz bucaksız gözlerin;
Boz dumanlı yelelerin kabarmış;
Bağrında çiçekler gülüyor dağlar.
Duman duman saçların da ağarmış;
Beyaz beyaz yüzün gülüyor dağlar.
Yücelerin aslanların otağı;
Manzara değişmiyor, nereye bakarsan bak,
Gözlerimde her zaman, senin gölgen düşüyor.
Meydanlarda sen varsın, seninle dolar sokak,
Biranlık boş bulunsam, aynı vurgun vuruyor...
Bekleyenler yol diyor, beklenenler yol diyor,
Yolu var, yordamı var; n'oluyor ayol diyor.
Başı sonu karıştı, baştan önce son gelir,
Gönülde akıl arar, budur gerçek yol diyor.
Kelimeler akmaya başladı;
Mısra mısra doldu su misali.
Anlatmaya yetmedi meramımı,
Düdende biten; su misali.
Asırlar ötesine kök salmış;
Sen yine keyfince, güne başlarsın;
Bende ince sızı, inceden ince.
Sen hay huy içinde yürür, koşarsın;
Bende ince sızı, inceden ince.
Ben gece yorgunu, yok bir ışığım;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!