Mevsim sonbahar,
Ağaçlarda hazan,
Dökülüyor yapraklar...
Mevsim sonbahar,
Maviyi gölgeliyor bulutlar,
Sıcağa hasret topraklar...
Bilmez iki kadeh atıp o havayı solumayan,
Nasıl kesif bir hüzün kokar o meyhanede,
Biraz da pusludur havası,
Nasıl da gürültülüdür hüznün sesi,
Bazen de ıslaktır yanakların bir çoğu,
Dökülür yaprak, yaprak şarkıların her biri,
İnsan kırılır bazen,
Belli etmez,
Yüreğine doldurur bütün kırılmışlıkları,
Ta ki ölünceye kadar,
Toprak bağrına basar
Ve mezar taşı ağlar sessizce...
Dolar taşar kabına sığmaz,
Terk eder su kabını,
Hapis olmaz, artık dönüşü yoktur…
Vakti gelir ya koparılır ya solar,
Dalından düşer gül,
Ama her bahar yeniden açar…
Ne berbattır...
Ne berbat bir kıştır insanın yüreği,
Baharı görüp çiçek açmayan,
Yazı yaşamayan,
Ayazı bol olan,
Dil ne bilirdi sevdayı,
Yürek olmasaydı.
Göz ne bilirdi güzeli,
Gönül sevmeseydi…
Şiir ne bilirdi aşkı,
Ne çare...
Astarı yok ki yüzünün,
Tükürsen ne çare.
Çemberi var ya feleğin,
Geçmemiş biçare...
Ne çıkar meylerle içmiş olsam,
sarhoş olup sessizce naralar atsam,
kem sözü yüreğimde yurt edindirmiyorsam.
Ne çıkar aklımdan geçeni söylüyorsam,
içimden sessizce hinlik düşünmüyorsam,
Ne demeye sever insan,
sabahı, akşamı ayırt ederken,
yazı, kışı gönlünce yaşarken,
aldığı nefesin tadına varırken,
ne demeye yanar insan, ne demeye…
Aşk, güzelse nedendir bu yürekteki felaket,
Aşk, birlikse nedendir bu ayrılık,
Aşk, mutluluksa nedendir bu hüzün,
Aşk, sensen nedendir bu sensizlik,
Aşk, gülmekse hayata, nedendir bu gözyaşı,
Aşk, o kadar yakınsa, nedendir mesafeler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!