Rüzgarlardır hayranlıkla gıpta ettiğim,onlar gibi her yere esmek isteğim,
Kimi zaman hafiften,okşarcasına ılık ılık üflemek,
Kimi zaman kaynayan iç dünyam gibi; deli deli kükremek,
Kimi zaman da kabına sığmaz olduğumda; esmek değil,gezmek değil niyetim,
Boranlar gibi yalçın dağları yalayıp geçmek,
Irmakları,gölleri,denizleri köpürtmek dalga dalga,
Öfkemle çileden çıktıkca,kasırgalara dönüşmek alabildiğince,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta