Hayatta tutunduğum dalım…..
Canımsın…. Cansuyumsun
Gözlerimin nuru ışığım balımsın
Dikili tek ağacım… hazinemsin
Sana bağlıdır benim yarınlarım
Ben sende, seninle yaşayacağım
Mis kokulu ceylanım… tek kuzumsun
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Ne güzel bir doğum günü hediyesi..bir annenin bebegine verebilecegi en güzel hediyeyi vermişsiniz kızınıza tebrik ediyorum ver yüreginize sağlık diyorum.
Gece vakti gezerken ugradim siir-semtinize,
Rüzgarin esitisinde kalakaldim...
Çok süper bir şiir.. yüreğine sağlık.. çok beğendim.. çocuğunuz çok şanslı bence..
Sanırım KING-x adlı arkadaş gerektiği gibi izah etmiş.. Tek kelime ile Mükemmel bir yorum.. bu yorumun üstüne başka yorum yapmak haddim değil.. kutlarım KING-x adlı arkadaş..
Bu şiiri okurken çok duygulandım, bir annenin evladına olan sevgisini ancak bu kadar içten ve duygulu anlatabilir..hani insan keşke ben RÜZGAR olsaydım demesi geliyor..
Adı: Sevda şiirinde de dediği gibi ;
Bir anne yüreğinde sızı, can özü, ilk sözü = RÜZGAR
Bir anne dilinde umudu, göz yaşı, gözlerindeki can özü, ilk sözü = RÜZGAR
Bence ;
İki kuş görse biri RÜZGAR diğeri sevda, Güneş RÜZGAR ay sevda, Bir yıldız kaysa RÜZGAR’dan yana kayar. Bir türküdür onun için RÜZGAR, Bir şehla bakıştır RÜZGAR..
İyiki doğdun RÜZGAR.. Sen hep Mutlulukla es RÜZGAR.. Mutluluk rüzgarları sendan yana essin RÜZGAR.. iyiki doğdun rüzgar…
Canım, cansuyum, balım, dikili tek ağacım, hazinem, mis kokulu ceylanım, tek kuzum, can parem, gül yüzlüm, rüzgarım.... ..........
Yapmayınnn... Evlada duyulan bu sevgi zenginliği neden duygulandırdı beni?
Belki kendi kızım böyle bir sevgi yaşamadığı için. Ne çok çabuk büyüyorlar... Bir başka kentte özlenilen kız evladı burukluğu bazen ne kadar ağır oluyor. Eski bir yüz ifadesini özlersin kimi zaman, gece yarısı irkilmelerinde kızın düşer aklına, hüzünlenirsin. Ah melek çocuklarımız bizim.
Şiirdeki tertemiz engin duyguların tüm kız çocuklarımız için dua olmasını diliyorum izninizle.
Hayatta tutunduğum dalım…..
Canımsın…. Cansuyumsun
Gözlerimin nuru ışığım balımsın
Dikili tek ağacım… hazinemsin SEN
Sana bağlıdır benim yarınlarım
Ben sende, seninle yaşayacağım
Mis kokulu ceylanım… tek kuzumsun
Can parem…gül yüzlüm…. RÜZGAR’ımsın
çok anlamlı sözler bunlar beğeniyle ve zevkle okudum tebrikler
sağlıkla büyüsün..
günü kutlu ömrü mutlu olsun..
Allah sağlıklı ömürler versin her türlü nazardan ve gözden saklasın inşaallah...Duygu yüklü bir çalışma yüreğine sağlık...Tam puan...Nurullah Muslu..
Bu şiir ile ilgili 8 tane yorum bulunmakta