Gelun bugün yanuma,
Zincire vurun beni!
Gene benum köyuma,
Alun götürün beni...
Toprağına, taşına,
Ateşluğun başına,
..
hazan durdu kış nerde
kar yağsın çok özledik
hüzün sardı gün darda
ay doğsun yol gözledik
söndü içimin harı
dindi gözümün feri
..
Hırçın dalgaların sahile vurur.
Binlerce sevenin karşında durur.
Vapurlar,takalar üstünde yürür.
Hırçınsın,güzelsin şen Karadeniz!
Halk hırçınlığını senden almıştır.
Gurbetçiler sana hasret kalmıştır.
..
Habu dağlarun karı erimedi akmadı,
Hiç kimse senun gibi yüreğumi yakmadı!
Ağlarum yana yana, böyle ne oldu bana?
Benum güzel sevduğum...
Dağlarun karı olsam gene dereye aksam,
Sen otursan yanuma, ben gözleruna baksam...
..
Doğduğum günden beri,
Gülmedi bana kader.
Dert koydi yüreğuma,
Keder üstine keder.
Gözün kör olsun kader,
Sana oyuncak miyim?
..
Ömür biter dert bitmez,
Ander kalsun bu dünya...
Bu devran böyle gitmez,
Ander kalsun bu dünya...
Ezdi beni çileler,
Geldi geçti seneler,
..
Kuspa’nun tepesinden bakalum Çayeli’ne,
Çay toplayan kizlarun makas olur eline.
Peştemali beline, geline bak geline,
Ne edeyim uşaklar, aciyirum haline.
Hazirlamiş tentayi, nasi satacak çayi?
..
Baktum karlı dağlara,
Yüreğumi dağladum.
Yarum geldi akluma,
Bugün gene ağladum.
Bi efkâr sardi beni,
Bu hayat yordi beni,
..
Madem gelduk dünyaya,
Hiç kimse ağlamasun.
Derdini saya saya,
Hiç kimse ağlamasun.
Derde derman olalum,
Her zaman dost kalalum.
..
Habu yüksek dağlarun
Duman kalkmaz başinden.
Anlamadun halumi
Gözlerumun yaşinden.
Bir yağmur çiselendi
Dallara, yapraklara.
..
1965, Rize Pazar doğumlu,
Aslen Kırşehirlidir, sülalesi Mucurlu…
Osman ve Hatice’den bir asker ailesi,
Kendisi, erkek kardeş ablası ve abisi…
Babası vefat etmiş o, en çok güvendiği,
..
Bodur servilerin duldasındaki gece,
Yağmur kokan saçlarında,,
Hasreti kokladım,,,
Acıları öptüm...
Uzun...Uzun....
Güllerin solduğu,kara akşamda,
..
Nazlı hilâl, dalgalansın ülkemde!
Dalgalansın ilelebet, Türkiye’m!
Şehitlik var gazilik var ilkemde!
Ay yıldızı parlayansın Türkiye’m!
Dostun kahırlanıp; sana küsmesin,
Düşman kuvvet bulup; zehir kusmasın,
..
Renkli ışıkları devamlı yanıp sönen
banyosunda şarkı söylenen
içinde şiir okunan
bir dairem olsun isterdim
hep parfüm kokan
Mutfak musluğunun birinden
..
Yazılar kara yazılmış ezelde,
Alnımıza yazılan değişir mi defterde?
Zahmetsiz ne edilmiş elde?
Islık çalıyor rüzgar saçlarımda,
Karlı dağların başlarında...
Bariyerler kurulu hep önümde,
..
Zifiri karanlıkta gidiyorum işte,
İcradan kaçan tüccarlar gibi.
Gözyaşları görülmez daha iyi...
Tamir etmek, onarmak,
Ne kadar güzel bu cümleyi kurmak.
Usta yanında olsam çırak,
..
begonvillere bak izmir’lerde sen
büyürler büyürler büyürler de
hani kocaman bir asma gibi olur bedenleri
üstü tekmil çiçek
kalbini saklayası gelir demet aralarında insanın
işte o begonviller...
..
Tutundum kâkülün ince telinden,
Koparıp kenara atma ne olur.
Çok çektim bilirsin gönül elinden,
Sevgiye yalanlar katma ne olur.
Seven gönülleri istersen kına,
Yüz çevir sevenin yine aşkına.
..
Dinle dere sesini
Sanki bir şey der gibi!
Eskiden seven yarum
Şimdi oldi el gibi!
Dere akayı dere
İki dağ arasına...
..
Çamların içinden dağlar aşarken,
Çiçek kokusunu bilirim gardaş.
Serin yaylalarda ömür yaşarken,
Arada Anzer’e gelirim gardaş.
Yaylada güzeller horonlar teper,
Kaçkar da bülbüller gülünü öper.
..



